
Astrolojinin belki de en sevdiğim yanlarından biri, sizi hayatın daimi olarak içinde dolaştırması. Bitmeyen bir yolculuk gibidir hayat… Sürekli bir yolculuğa çıkar gibiyim.
Hayatların ve onların eşsiz hikâyelerin içinde gezinirken, yaşamın içinde büyüdüğümü hissediyorum. Farklı renk ve kulvarları keşfettikçe, her bireyin kendine ait tatları olan masalsı hikâyeleri ile tanışıyor, insanlarla büyüyor, gelişiyorsunuz.
Bir kadın tanıdım… Çizgilerle derinleşmiş yüzü, artık acıdan, mücadeleden, hayata karşı inadına diretmekten korkmayan gözleri vardı… Güçlü ve keskin gözler… Aynı gözlerde sevgi, şefkat pırıltıları hala inadına dururken, yaşamın herkese farklı biçimler vermesini sorgulamaktan vazgeçtiğini söylüyordu.
Tekâmül zor bir yoldur. Bu nedenle bu hayat içinde sanırım en ağır bedel, sabır istemenin ödettiği diyettir. Yaşam herkes için bir sınav kuşkusuz, ama bazıları için derin yangınları barındırıyor.
Ben dedi kadın, yedi yıl bir kurşun yarası ile yaşadım… Bir kurşun kalbine saplansa, çıkaramasalar, ama verdiği acıyı sürekli hissediyor olsan, nasıl bir hayat yaşarsan, ben de öyle yaşadım. Oğlum ve ben büyük bir savaş verdik hayatla, o küçük bedeni ve yüreği ile lösemiye savaş açtı, ben ise onun kaderi, yazgısı ve yaşadıklarına... 7 yıl boyunca küçücük bir bedenin içinde kendi ürettiği zehrin onu esir almasıyla mücadele ettik. Bu bir kurşun yarası ile yürümek gibi, hatta koşmaya çalışmak…
Nefesimi tutmuş dinlerken, boğazıma düğümlenen o soruyu zar zor sordum… Ne oldu peki?
Arkeolog oldu benim oğlum dedi gururla. Yakında evlenecek. Her acı geçiyor. Sakın geçmez sanmayasın. Ama bazen yakar da geçer, bazen de yüreğini dağlar. Ben hem yandım, hem dağlandım… Çocuğun var mı dedi, usulca.
Çocuğum var, dedim ben de usulca… Bir çocuk sahibi olmanın insanı köklerinden savurup nasıl başka biri yaptığını iyi bilirim. Bu başka bir sorumluluk, ne işe, ne de başka bir şeye benziyor. Yaratıcının insana verdiği en önemli emanettir çocuk. O emanete sahip çıkalım diye de bizi farklı duygu ve hormonlarla donatmış sanırım. Bu yüzden belki yıllardır süren gelen görüşmelerde, seanslarda, karşılaştığım insanların farklı renkler dediğim tınılarına, hikâyelerine hem alıştım, hem de tüm bunları ruhun yolculuğundaki çeşitli durumlar olarak görmeye, kanıksamaya başladım. Ama tekâmül dediğimiz ince ayar denge eğer sizi evladınız ile sınıyorsa, işte bunun bedeli hiçbir şeye benzemiyor. İnsanı, kendi canından kanından aldığı darbe kadar çok az şey yerle bir ediyor…
Bu tip vakalarla karşılaşınca farklı bir hastalığı keşfetmiş bir bilim insanı veya doktor gibi heyecanlanırsınız. Ben her seferinde her hayatı dinlerken heyecanlanırım. Bu heyecan, her bireyi ve olayı gözümde farklı kılar. Yeni her hikâye, öncelikle yeni deneyimler ve başka renkler demektir ama bir yandan da karşılaştığım her insanın benim kendi büyüme yoluma önemli katkıları olduğuna da inanırım.
Fakat… Biri çıkıp, ben evladımın çektikleri yüzünden yedi yıl bir kurşun yarası ile yaşadım dediğinde, ben size bir annenin yaşadıklarını hangi gezegen kombinasyonları ile anlatayım ki… Teknik tüm bilgiler, hastalığın nasıl çıktığını, neden piyangonun küçük bir çocuğa vurduğunu, hastalık evlerini, gezegenlerin savaşlarını, yıldız haritası dediğimiz o muhteşem yazgının formülünde anlatabilir. Ya da biz anladığımızı sanırız belki de… Peki, hangi gezegen kombinasyonu bir annenin kurşun yarası dediği acısını tarif edebilir ki… Aylarca hastane köşelerinde kalmayı, küçücük bir bedenin her kemoterapide biraz daha eridiğini seyretmeyi, onu hayatının merkezi yapmayı, doktorların gözlerinde hep bir ümit aramayı, hangi yoga veya kavuşum bize anlatsın… İşte bu yüzden bu yazımı yavrusu lösemi ile boğuşan tüm amazon annelere, onlarla birlikte savrulan ailelerine, doktorlara ve hastane ekibine ithaf ediyorum… Dilerim ki herkesin hikâyesi mutlu sonla bitsin.
Lösemi, sebebi tam olarak bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkan ve akyuvarların denetlenemez biçimde üremesiyle ilerleyen bir tür kan hastalığıdır. Halk arasında kan kanseri olarakta bilinen Lösemi çeşitleri, akyuvar hücrelerinin ürettiği ve dokuları da etkileyen bir tümördür. Hastalıktan etkilenen hücreler denetimden çıkarak bağımsız hareket etmeye başlayarak, kan hücrelerinin üretildiği organ ve dokulara yerleşerek bedende yapısal yıkımlara ve tahribatlara neden olur. Hastalık 3 ile 5 yaş arası çocuklarda en yüksek oranda görülmektedir.
Benzer kural bizim hikâyemizin kahramanında görülerek hastalık 5 yaş civarı aniden ortaya çıkmış. 2 Şubat 1985 de gece 02.58 de doğmuş olan şimdilerin genç adamı hastalığa yakalandığında küçük bir çocukmuş.
Rasi doğum haritası


Hint astrolojisinde yükselen ve Ay bir haritanın güçlü enerjiler taşıması anlamında oldukça önemlidir. Hastalıklarla ilgili ise haritada birçok alan bir arada çalışır ancak özellikle yükselenin güçlü duruşu bizim hayata da güçlü bir duruş sergilememize neden olur. Dolayısı ile sağlıklı bir birey için Hint astrolojisi kurallarına göre öncelikle;
Güçlü bir yükselen,
İyi yerleşimde Ay ve hatta Jüpiter,
Kaliteli yerleşimde bir sağlık evi,
Koruyucu yogalar, yani gezegenler kombinasyonları gerekir.
Eğer bireyin yıldız haritasında kronik hastalık üretecek kombinasyonlar varsa bunların karşılığında dengeleyici ve koruyucu unsurlarda aranmalıdır ki gelen hastalık bertaraf edilebilsin. Bahsettiğim bu kurallar, örnek haritamızda dikkat çekici.
Öncelikle kişinin yükselenine yerleşen Satürn ve Ketu tam kavuşum yapmış ve Ketu oldukça bozuk bir derecede 0, yani gölge yanlarını çalıştırma derecesinde bulunuyor. Ay ise, kronik hastalıklar veren 8.evde yerleşmiş. Bu noktada hemen dip not olarak vermeliyim ki Ay ve Mars Hint astrolojisine göre kan ile bağlantılı hastalıklara neden olan iki baş gezegendir. Mars daha çok alyuvarlar üzerinde etkili olsa da, Ay, her durumda kan ve vücuttaki sıvılardan sorumludur. Başta da kan ve kanla ilgili hastalıklardan.
Bu noktada Mars ve Ay ana haritada dediğimiz Rasi de birbirlerini görerek kanla ilgili hastalıkları tetikliyor. Tabi belirtmek durumundayım ki haritasında her Ay ve Mars görünümü olan kişi de Lösemi hastası olacak değildir. Buradaki püf nokta, Mars hastalık evi yöneticisi olarak, Ay ise kronik hastalıklar evinde ki yerleşimi ile bu zorlayıcı kombinasyonu bilemişler. Haritanın jeneratörü görevi gören Navamsa dediğimiz ikincil harita ise bağışıklık sistemini ana arteri Güneş’in 8.ev yerleşimi ile baştan kaybetmiş, üstüne Ay akrep’te düşüşte dediğimiz pozisyonda. Navamsadaki hastalık evi yöneticisi gene Mars ve Satürn ile kavuşum halinde.
Jüpiter bir haritanın Jokeri gibidir. Güçlü Jüpiter bizi hayata karşı daha şanslı ve bahtı açık kılar. Ancak, madalyonu ters çevirdiğimizde aynı gezegen eğer bozuk yerleşimde ise aynı hayatı çekilmez de kılabilir. Jüpiter kötü yerleşimde kanser üretme potansiyeline sahip en önemli gezegendir. Bu örnekte ise Jüpiter yerleştiği Oğlak burcunda yani düşüşte, üstelik 3.ev gibi zararlı bir alanda ve pek de haz etmediği Merkür ile burun buruna çekişirken, Mars ve Ay’ın kan ile bağlantılı verdiği hassasiyeti katmerleyerek, bedende kanser üremesine neden olmuş. Ayrıca zor durumdaki Jüpiter, Satürn görünümü ile iyice eli kolu bağlı görünüyor. Ay ile kombinasyonu genelde bu etkileri hafifletmesine rağmen, bu haritada Ay ile arasındaki 6-8 kuralı dediğim duruşu “skatha” yoga dediğimiz, hayattaki çeşitli talihsizlikleri tetikleyen bir enerji ile iyice gözden düşmüş diyebiliriz.
Peki, bu haritada 7 yıllık zorlu süreçte düzelmeyi sağlayan enerjiler neler?
Öncelikle şans ve karma evi olarak bildiğimiz 5.evdeki güçlü Rajayoga bu haritayı sağ salim yaşanılan kaostan çıkaran en önemli ayaklardan birisidir. Diğer ayak ise, harita sahibinin karmik gezegenlerinin kavuşum halinde olmasıdır ki bu etki kişiyi hayatta ki birçok badireden korur. Bu kavuşumun yine 5.ev gibi Hint astrolojisinde son derece kıymetli bulunan üçgen evlerden birinde gerçekleşmesi başka bir olumlu alan elbette.
Rahu ve Ketu gezegenlerinin yöneticileri Venüs ve Mars 5.evde tam kavuşum halindeler. Hastalık Rahu dasa da (gezegen periyodunda) başlamış. Rahu aynı zamanda Atmakaraka olarak ilgili devresinde kişinin karmasıyla ilgili önemli zamanlar yaşatmış.
Son olarak ise Rasi ana harita ile, Navamsa ek haritada yükselenlerin aynı burca denk gelmesi Vargottama dediğimiz güçlü bir yerleşim olarak kabul edilir. Yine Navamsa da bulunan Gajekari yoga, etkileri rahatlatıyor. Sonuçta bir çok dengesiz hastalık unsurunu güçlü etkiler bir anlamda düzeltebilmiş diyebiliriz.
Çocuklarınızla mutlu ve sağlıklı günler geçirmeniz dileklerimle.
Yolunuz aydınlık olsun…
Sevgilerimle…
Astrolog Şebnem Ekşib
©Şebnem EKŞİB
Yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan ve kaynak gösterilmeden tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz.








