GÜNCEL YAZILARIM

ASTROLOG İLE EGOLOG ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Astrolog ile Egolog Arasındaki Fark Nedir?

Cahil olanların merhameti ve vicdanı azdır. Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol. Çünkü cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir.  (Mesnevi)

Doğu felsefesi aydınlanma üzerine oturmuştur. Bu nedenle bu ilimden veya öğretiden bahseden veya yolu doğu öğretileri ile buluşan kişiler hep ışık içinde olun cümlesini kurarlar. Bu sistemde ilim önemlidir. İlim ise önce kendi ışığını bulmaktan geçer. O ışığı bulmak ise zaman, emek, büyük sınavlar ve metanet gerektiren uzun bir yolculuktur. Kendinizden geçmeden hiç bir yere ulaşamazsınız. Sürekli kendinde konaklayan insanlar başkalarını bir yere götüremeyecekleri gibi, varacakları bir yer olamayacağı için kimseye ışık veya aydınlık sunamazlar. Hayatta niyet önemlidir. Niyet sizin kısmetinizdir aynı zamanda. Gerçekte niyet ettiğiniz, size kısmet olandan başkası değildir. Bu yüzden kısmetinizde olanı yaşarken, başkalarının yaşadıkları sizi ilgilendirmez der, tüm doğu öğretileri. Çünkü herkes kendi kaderi ve nasibi ölçüsünde deryasını dolduracaktır. Bir öğretideki teknik kuramları anlamak zor değildir. Zor olan öğretiyi veya ilimi içselleştirebilmektir. Zaten işin püf noktası da budur.

Hintliler “Demir Çağı” demişler. Zor zamanlardan geçiyoruz. Bütün dünya dönüşüm ve yeniden anlama, idrak etme enerjileri ile sallanırken, bu dönüşüme herkes aynı ölçüde ayak uyduramıyor. Çağın sorunu içselleştirememek. Her şeyi yüzeyde görmek. Sanal dönemlerden geçiyoruz. Sanal dünyalar üzerine kurulu kağıttan hayatlar halinde her şey. Bu yüzden sosyal medya odak noktamız oldu. Orada ki illüzyon hiç bir şeyde yok. Ne görmek istersek o var. Derinliğe ihtiyaç yok. Gürültü koparan, ben-ben nidalarıyla gezen, ego ile bilgiyi birbirine karıştıranın pirim yaptığı bir hayatta, yeni fenomen astroloji de nasibini aldı elbette.

Gün geçmiyor ki mail kutuma, okurken gözlerimin yerinden çıktığı mailler almayayım. Ortalık astrolog zedelerle doldu taştı. Batı astrolojisi konum değil, orayı bilemem durum nasıl, ama özellikle Hint/Vedik astroloji üzerine tam bir kaos var. Bu noktada size bahsedeceğim bilgi eksikliği değil. Oraya hiç girmiyorum bile. Daha yücelen gezegen ile öz burcunda konaklayan arasındaki farkı bilmeden, gerileyen gezegenlerin sürelerinden bir haber olanlar kendilerini astrolog, üstelikte ulema ilan ede dursunlar, siz okuyucu tabi işin teknik tarafından bihaber olduğunuz için, bizi şok eden bu cümlelerin farkına varamıyorsunuz. İş öyle bir zıvanadan çıktı ki, bilgisi yok denecek kadar az olanlar, sürekli felaket tellallığı yaparken aylar boyunca bu aya dikkat edin diyip ve nihayet tutturduğunda ben bilmiştim diye kıyametleri koparıyorlar. Ya da bilgiyi kendi tekelinde zannedip, ben yazmıştım, o benden aldı şeklinde ortalığı yine kasıp kavuruyorlar. Şunu unutmayın, içinde öğreti olan hiç bir alanda BEN kelimesi yoktur. Benim bilgim, benim kitlem…bu durum ancak ben ve benim arasında sıkışmış ezik ruhların aktarımlarıdır. Hepimiz bilgiyi tek bir yerden alırız. Ortak bilinç olan “Akaşa” alandan. Buna evrensel hafıza denir. Her şey tüm olup olacak olanlar zaten orada kayıtlıdır. “Aşkın Alan” denilen bu hafıza ayrı yerlerde yaşasanız bile bazen aynı şeyi düşünmenizi veya tespit etmenizi sağlar. “Aşkın Alan” veya Akaşa ile irtibat içinde olmak kolay değildir. Öncelikle kişinin bedenin enerji istasyonları olan çakralar içinde 3.göz ve tepe çakrası düzgün çalışacak. Bilgelik ince bir kılıç üzerinde yürümeye benzer, gaip ile temasınız olduğuna inanıyorsanız, bu aynı zamanda üzerinde yürüdüğünüz kılıcın size batabileceği anlamına da gelir.  Temas ettiğiniz her enerji ile çok dikkatli ve mesafeli bir duruş sergilemeniz gerekir. Her şeyin bir bedeli vardır.

Eğer siz kendi felsefeniz dışında hiç bir şeyi zinhar kabul etmiyor ve bunun dışında olan tüm sistemlere kafa tutuyorsanız, önce insana sorarlar, peki sen süper bildiğini iddia ettiğin ilimin felsefeni ne kadar biliyorsun?

Vedik astroloji bir astroloji türü değildir! Evet yanlış anlamadınız bu sistem bir astroloji türü değildir sadece. Vedik astroloji bir öğretidir. Bir bilgi bütünlüğündür. Bu bütünlük içinde astroloji sizin hayatınızdaki tekamül yolculuğunuzun hangi aşamasında olduğunuzu tespit eder. Bunu yaparken, argümanı dünyevi sınavlarınız ile ruhsal bütünlüğünüzü nasıl dengelediğiniz yönündedir. Vedik astroloji bir kehanet veya fal sanatı da değildir. Her astroloji sisteminde olduğu gibi, meşakkatli bir öğrenme süreci ve kuramları bulunur. Ama bu kuramları çözebilmeniz için öncelikle sistemin felsefesinden geçmeniz, idrak etmeniz ama en önemlisi de kendinizde uzun bir süre konaklamanız ve iç dengelerinizi iyi ayarlamanız gerekmekte. Unutmayın, kendi içinde öfke, ego, karışıklık ve ruhsal dengesizlik olanlar, hayatın dengelerinden ve idrak etmekten bahseden bir öğretinin parçası olamazlar. Hiç birimizin koruması yok. Kader hepimiz için bir yol çizmiştir. Anlattığım durum astrolog denen kişilerin hayatlarında sorunlar olmayacağı yönünde değildir. Bahsetmeye çalıştığım, o sorunlar ve olaylar karşısında uzman olduğunu iddia eden kişinin nasıl durduğu ile ilgilidir. Hayatta duruşunuz olacak ve o duruş yaptığınız ve söylediğiniz arasında denge unsuru taşımalı. Kendi dengelerini oturtmamış biri sizin dengelerinizle uğraşamaz. Daha da önemlisi size yol gösteremez.

Ne kadar kolay güveniyorsunuz hayret ediyorum. Hiç mi sormuyorsunuz, sorgulamıyorsunuz? Bilinç altınızı, sizinle ilgili büyük detayları veren bir alanı başka birine teslim ederken bu nasıl biri, güvenebilir miyim diye neden hiç sorgulamıyorsunuz? Söylemlerine, anlattıklarını anlatma şekline hiç mi dikkat etmiyorsunuz. Herkes kendini ele verir zira. Evrensel bir enerjiden bahseden şahısların çoğu, bu kadar öfke, cehalet, vicdansızlık ve buram buram ego kokarken, körü körüne nasıl inana biliyorsunuz?

Çok mağdur var haberiniz olsun. Vedik eğitimi alamazsın zira bu ancak kaderine bağlıdır diyenler, senin zaten doğmamış olman lazımdı, çok kötü bir kaderin var diyenler, yarım yamalak bilgisi ile iki kişinin uyum analizine bakıp, olmayacak bir ilişkiye bu senin kaderin diyenler. Falcılar, kaderin ne olduğundan bir haber olanlar, anlattığı öngörüleri hiç bir astroloji teknik ve bilgi ile açıklamadan çiçek, böcek, şiir anlatıp karmakarışık bir şeyler karalayanlar, ben bilirim, bilmiştim, o olacak, bu olacak diyip, bunu enlem boylam kelimeleri ile anlatınca teknik olduğunu yutturanlar…İşi “mühür kimdeyse Süleyman odur” a kadar götürebilenler… liste uzadıkça uzar. Veda’lar ağır bilgidir. Herkes altından kalkamaz bilesiniz.

Artık uyanın! Bu ülke sorgulamadığınız, anlamadığınız, idrak etmek işinize gelmediği ve her şeyi yüzeyinden görüp herkese teslim olduğunuz için bu halde. Yıldız nameyi yıldız haritası ile karıştıranlar, falcıları, astrolog sananlar bu iş bu kadar pespaye değil haberiniz olsun. Akıllı olun. Siz birine yıldız haritası açtırdığınızda yol haritanıza, size ve derinlerinize bakmasına izin verirsiniz. Aslında yıldız haritanız sizin mahreminizdir. Mahreminizi kime teslim ettiğinize dikkat etmenizi öneririm.

Ülkenin en zor gününde hangi inanca, dine, bakış açısına sahip olursa olsun, gencecik fidanların öldüğü, parçalandığı, biraz insan olanın dengesinin yerinden oynadığı bir anda, o mitinge katılanlar zaten istiklal marşı da okumadılar, o nasıl barış mitingi diyebilecek kadar, vicdandan, insanlıktan ama en önemlisi de edepten yoksun birine Hindistan da astrolog denmiyor. Bunlara Egolog deniyor! Bırakın dünya insanını, kendi insanına acıma duygusu hissetmeyen, kimseye yol gösteremez. Göstereceği yol da kendi yolu ölçüsünde olur.  O yoldan gitmek istiyorsanız, yarın bir gün mutlaka karanlıkla tanışırsınız, gayet de müstahaktır.

İnsanı insan yapan sevgidir. Hayvanı seven, insanı seven, doğayı seven sizi de sever. Ülkesini, içinden çıktığı toplumu, her bir bireyi, çocuğu, hayvanı, bitkiyi, doğayı sevmeyen, eline geçirdiği gücü hoyratça kullanan size bir ilimden bahsediyorsa, bu astroloji veya ne olursa olsun, uzak durun. Gittiği astrolog yüzünden psikologluk olan insanlar tanıyorum, abartmıyorum. Sadece ülkemiz değil, dünya zor bir virajdan geçiyor. Gerçeği arıyorsanız, bunun yolu ışıktan geçiyor. İçinde ışık olanlar ancak size ışık tutabilirler. Yaptıklarını gözünüze sokmaya çalışanlar değil. Bu topraklar Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Hacı Bektaş Veli’yi, Pir Sultan Abdal’i, dünyaya hükmeden Kanuni’yi, asrın fethini yapan Fatih Sultan’ı yetiştirdi. Hepsinin yolu tevazudan, akıldan, bilgelikten, sevgiden ama en önemlisi edepten geçti. Edebin olmadığı yerde bilgelik ve ilim olmaz.  Yüreğimizin götürdüğü yere giderken aklımız meşalemiz olmazsa, gideceğimiz yer beklediğimiz yer olmayabilir.

Demiş ki Mevlana;

Hikmeti ehlinden esirgemek zulümdür. Ehil olmayana vermek ise hikmete zulümdür.”

Sevgi ile aydınlık günlere biran önce akıl ve sağduyu ile kavuşalım. Işık içinde olun.

Şebnem Ekşib

Astrolog ve Eğitmen 

Mesaj Bırak

Your email address will not be published. Required fields are marked *