SAĞLIK ANALİZLERİ

BURÇLARIN KİLO İLE BAĞLANTISI

Vücudumuz bizim penceremizdir. Hayatı buradan seyreder ve seyrediliriz. Hint astrolojisinde sahip olduğumuz özelliklerin birçoğu gibi beden tipimiz, kilo potansiyellerimiz, yeme alışkanlıklarımızda yıldız haritalarımıza yansır. Bu yansımalar diğer birçok parametrelerde olduğu gibi bizlere kendi yol haritamızda ilerlerken yoldaşlık ederler…

Obezite, bir beslenme bozukluğu sorunudur. Fakat bu konunun beslenmeyle ilgili dilimi aslında buzdağının görünen kısmı gibidir diyebiliriz. Obezite, dışarıdan bakıldığında bedenimizde ki yağ kütlesini gösterirken, içerde ruhumuzdaki dengesizliğe de işaret edebilmektedir. Kişi genellikle hayatındaki bir veya birden fazla eksikliği yemek yiyerek doyurmaya çalışır. Bu noktada aslında doymayan midemiz değil, zihnimizdir…

Hint astrolojisinde zihnimizin nasıl çalıştığını “Ay” belirler. Bir yıldız haritasında Ay, birçok parametrenin yanı sıra zihinsel dengemizin ince ayarıntı veren oldukça önemli bir gezegendir. Eğer bir yıldız haritasında zihin barışını temsil eden alan yara almışsa, kişi ruhsal ve duygusal olarak sağlam bir yapıdadır diyemeyiz. Diğer yandan ileri derecede yeme bozukluğu olan kişilerde yemek yeme,  duygusal ve zihinsel bir açlığın yerini dolduruyor olabilir. Sonuç olarak obezite sorunu olan kişilerin çok büyük bir kısmında problemli bir Ay yerleşimi genellikle sık rastladığım bir durum oluyor.

Kilo sorunuyla ilgili Hint astrolojisinde baş şüpheli her zaman Jüpiter olmuştur. Jüpiter, hayatımıza bolluk ve bereket veren baş tanrıça gibidir. Normal koşullarda yıldız haritasındaki yerleşimi bir anlamda şans kapılarımızın nereden açıldığını da bize fısıldar. Ancak astrolojide, her gezegenin ve enerjinin bir iyi tarafı ve birde gölge yönü bulunur. Jüpiter büyütür… Parayı, şansı, şöhreti, hayatımızdaki bereketi büyüttüğü gibi, bedenimizi de büyütür, genişletir. Üstelik tembelcedir. Satürn, iri ve boylu poslu diye tarif edebileceğimiz bedenler verirken, Jüpiter daha çok enine genişletir. Kütleyi artırır… Mars, hareket, spora düşkünlük, gelişmiş kaslar sağlarken, Jüpiter tembelleştirir. Elde edecekleri fazla bir mücadele ile gelmez. Elma onun kucağına düşecektir nasılsa, niye bir de kalkıp ağaca tırmansın ki… İşte bu genişlemeye meyilli enerji, haritamızda iştahı temsil eden bir noktaya oturmuş veya böyle bir alanı görünümde tutuyorsa, çok yiyen, az hareket eden biri olmamız hiç de zor olmaz.  

Jüpiter yıldız haritasında;

ü  Yükselimde olduğu Yengeç burcunda bilhassa 2.ev bağlantılı oturmuş ise, 

ü  Yükselene yerleşmiş ve Satürn’den de görünüm almıyorsa,

ü  Vargottama dediğimiz bir yoga ile bilhassa Yengeç burcu bağlantılı yerleşmişse,

ü  Balık burcunda yerleşmiş üstelik 2. ve 6. Evleri görünümde tutuyor veya buralarda duruyorsa,

ü  Jüpiter güçlü bir yerleşimde ve geri hareketliyse,

Kiloya neden olan diğer astrolojik etkilerinde oluşturacağı şartlardan faydalanarak ucu obeziteye kadar varabilen kilo sorunlarına veya en iyi ihtimalle, bir hayat boyunca kilo ile mücadeleye neden olabilmektedir.

Bazen de kişi hayatının büyük bir çoğunluğunu diyelim orta yaşlara kadar olan bölümünü normal hatta zayıf sayılabilecek ölçülerde geçirmesine rağmen, ilerleyen yaşlarla birlikte birden kilo almaya başlar. Bunun sebebi öncelikle geri hareketli Jüpiter ve hayatın belli bir döneminden sonra gelen daşa dediğimiz, gezegen periyotlarıdır. Daşalar, Hint astrolojisine özgü biçimde kullanılan bir sistemdir. Hepimiz bir gezegen döneminde doğar ve ölene kadar çeşitli gezegen dönemlerinden geçerek hayata devam ederiz.

Yıldız haritasında Jüpiter (Guru), iştahla ilgili evlerle bağlantılı çalışmasına rağmen bir süre kendisini gösterme şansı bulamayabilir. Fakat kendiyle ilgili dönemin hayatımızda başlamasıyla birlikte birden bütün marifetlerini ortaya döküverir. Veya zaten iştah merkezleri tam randıman çalışan biri iseniz, tam bu noktaları tetikleyen bir transit ile sizi transit bittiğinde 10 kiloya yakın bir fazlalıkla baş başa bırakıp gitmiş olabiliyor. Dolayısı ile bu sevimli ama iri kıyım gezegen yaşamınıza bereket bolluk verirken bazen ayarı kaçırıp bunu hayatınızın her alanına yayabilir.

Hepimizin haritasında Jüpiter bir yerlere yerleşmiştir. Kiloyla ilgili eğilim versin veya vermesin hepimizin bir vücut tipi, daha belirgin olan bölgelerimiz veya biraz daha fazla yağ toplama eğilimi olan kısımlarımız vardır. İşte birbirimizden farklı olarak daha yuvarlak veya geniş olan bölgelerimizin de Jüpiter’le bağlantısı vardır. Örneğin, Jüpiter’i Yengeç’te ve Aslan’da yerleşenlerin mideli veya göbekli olarak adlandırabileceğimiz bir görünümleri olur. Bel bölgeleri kalındır veya elma tipi vücutları olabilir. Jüpiter, Yay veya Akrep de yerleşmişse, bel ince ama basen bölgesi daha yuvarlaktır. Balıktaki Jüpiter daha dolgun bacak ve ayaklar verebilir gibi… 

Kilonun gezegenlerle olan bağlantısına devam edersek, bu konudaki en kısıtlayıcı enerjiyi her konuda olduğu gibi yine “Satürn” verir…

Satürn disiplini sever. Tembellikten hoşlanmaz. Elmayı yemek istiyorsan, bir zahmet ağaca tırmanıp alman gerekir. Yan gel yat, ye iç hayat güzel onun felsefesi değildir… Fakat bu noktada karıştırılmaması gereken en önemli nokta, Satürn’ü her güçlü olan kişinin de hırslı ve tuttuğu koparan yapıda olmadığını bilmemiz gerekliliğidir kuşkusuz. Öncelikle Satürn münzevidir. O çalışır, çabalar ama hırs ve hareketi Mars alanlarına bırakmıştır. Bu nedenle sporcularda sağlam ve iyi yerleşimli bir Mars enerjisi ararız. Kısıtlamakla, mücadele etmek farklı noktalardır.

Eğer Satürn bir harita yükselene, 6.eve, 2.eve oturmuş veya buraları görünüm altında tutuyorsa, kiloyla ilgili daha şanslı ve kontrollü olabileceğimiz anlamına gelmektedir. Yükselene yerleşmiş Satürn, genel olarak ince ve kemikli bir yapı verir. Hani şu yemekle arası olmayan veya yese de bir türlü kilo almayan kıskanılan kişiler var ya, işte onlar bu Satürn etkisine sahip kişilerdir.

Hint astrolojisinde Batı dan farklı olarak kullanılan astrolojik yöntemlerin başında bazı gezegenlerin farklı değerlendirilmesi gelir diyebiliriz. Bu farklı değerlendirmelerin başında RAHU ve KETU vardır. Rahu ve Ketu birlikte hareket eden, Kuzey ve Güney düğümleri olarak da adlandırılan ve Hint sisteminde Karmik etkileri oldukça önemsenen enerjilerdir.

Rahu, bizim aç gözlü ve dünyevi her türlü konuya bağlılığımızı temsil eder. Hayata olan merakı onu bu sistemde Boğa burcunda yükselimde tutmuş, derinde değil yüzeydekini görme becerisi, Akrep de rahatsız olmasına sebep vermiştir. Bu nedenle bir yıldız haritasında özellikle Boğa burcunda yerleşmiş Rahu, bir de yükselen ile bağlantılı ise hiçbir başka unsura ihtiyaç duymadan, tek başına, dünyevi her türlü konuya istek verecektir. Bu enerjiler eğer ruhsal gelişim evleri de dengeli değilse, bitmek bilmeyen bir açgözlülükle her şeyi isteme ve elde etmek içinde her şeyi mubah sayma eğilimi yarabilecektir. Bu etki iştah evlerini tetikleyen Jüpiter enerjisi ile birleştiğinde ortaya aşırı iştahlı ve kendini kontrol etmekte zorlanan bireyler çıkarabilmekte.

KİLONUN BURÇLARLA OLAN BAĞLANTISI

Kilo eğiliminin bir diğer ucunda BURÇLARda bulunur ve aslında direk sebep vermeseler de, yukarda bahsettiğim unsurlarla da birleştiklerinde önemli etkileri söz konusudur.

Öncelikle bazı burçlar diğerlerinden farklı olarak doğuştan iştaha, yemeğe içmeye, pişirmeye ve afiyetle yemeğe eğilimlidirler. Bunların başında YENGEÇ, BOĞA ve BALIK gelir. Zaten bu burç etkisi yüksek kişiler fiziki özellikler olarak daha orta boylu, bazen tıknaz, kadınlarda yuvarlak hatlı olurlar. Özellikle yükselen burçları bu üç burçta olan kişiler diğerlerine göre daha iştahlı ve yemeğe bağlı olabilirler.

Boğa zaten az hareket eden, üstelikte sofralara, davetlere son derece meraklı olan bir burçtur.

Yengeç ise, yemek yapma konusunda doğal eğilimi olan, beslemeye, doyurmaya, bakmaya ve korumaya doğal eğilimlidir.

Balık burcunda ise durum biraz farklı… Öncelikle Balık etkisi yüksek kişiler duygusal travmalara diğerlerine göre daha açık bir yapıda olurlar. Yazının başında belirttiğim hayatında oluşabilen bir boşluğu, yemek yiyerek kapatmaya eğilimli olan kişiler genellikle Balık etkisi yüksek olanlardır.

Burçlar âleminde kiloyla ilgili daha şanslı olan burçların başında BAŞAK, OĞLAK, KOÇ ve KOVA gelir…

Haritada Başak burcu eğer yükselen ağırlıklı çalışıyorsa, Güneş burcu veya haritada diğer ağırlıklı burç Balık, Yengeç veya Boğa değilse, doğuştan zayıftır. Başak, detaycıdır. Takıntılıdır, çalışkandır. Genellikle metabolizmaları hızlı çalışır. Dolayısı ile diğer etkiler açısından bir dengesizlik yoksa kilo sorunları olmaz.

Oğlak ise, disiplinin burcudur. Özellikle Ay’ları, yükselenleri Oğlak burcunda olanlar, hayatı geldiği gibi almazlar. İradeleri güçlüdür. Her türlü diyet ve benzeri beslenme düzenine uyum sağlarlar.

Koç ise ateş grupları arasında en hareketli burçtur. Yay ve Aslan da ateştir ama Aslan sosyal ve eğlence düşkünü olduğu için, Yay ise gezgin olduğu için farklı tat ve mutfaklara meraklı olabilirler. Bunlar içinde hedefe, liderliğe en çok kitlenen burç Koçtur. Bahsettiklerimiz içinde istisnalar olmakla beraber, Koç’un hayatında hep koşturduğu bir durum olduğu için genel olarak kilo tutmaz.

Kova ise, Satürn tarafından yönetilir ve genellikle o da hedef odaklıdır. Koç gibi lider özellikleri göstermese de, araştırmacı zihnini sürekli meşgul edebilir. Dolayısı ile tabi ki yukarda bahsettiğimiz etkilerden almadıysa genellikle kilo ile fazlaca bir sorunu olmaz.

Hava grupları içinde İkizler de hareketli ve sosyal bir burç olmasına rağmen, onda ki hareket daha çok zihinseldir. Bu nedenle çok keskin etkiler aldığında sinir sistemi çabuk bozulan ve çeşitli nevrotik rahatsızlıklarla uğraşma eğilimi olan bir burçtur. Bu nedenle İkizlerin durumu daha çok haritasındaki diğer etkilerle birleşmesine bağlıdır diyebiliriz.

Terazi’de ise, müzmin bir tembellik görülebilir. Sanatçılar, politikacılar, hukukçularda sıklıkla görülmesine rağmen eğer çok öne çıkan bir Mars enerjisi yoksa Terazi’den pek sporcu olmaz. Rahatını ve konforunu sever. Hayata da bağlıdır. Dolayısı ile Terazi’nin de durumu haritasındaki diğer etkilerle daha fazla öne çıkar diyebiliriz.

Bu konuda son olarak Akrep’e göz atacak olursak, akrep enerjisi yüksek kişilerde kilo daha çok bölgesel olabiliyor. Diğer yandan Akrep’in o kontrollü tarafı nedeniyle kilo sorunu yaşayabilir, fakat kontrol edebilir olarak aktarabiliriz.

AYURVEDA İLE KİLO DENGELEME YÖNTEMLERİ NASIL SAĞLANIR?

Doğu, kilo sorununu Batıya açılmasıyla birlikte yaşamaya başladı. Gerek Uzakdoğu, gerekse Asya’da yakın zamana kadar kilo bir dert değildi. Batı ile entegre olmaya başlayan Doğu, fastfood zincirleriyle birlikte gürbüz bir nesilden, obez bir nesile doğru hızla adımlarla ilerlerken, daha kapalı yaşayan bölgelerinde hala böyle dertler yoktur.

Ayurveda, binlerce yıl öncesine dayanan kadim teknikler içerir. Ayurveda, aslında kişiye özel bir beslenme biçimi ve bedeni doğru kullanma sanatıdır.

Kendimize has bir yapı ile doğarız. Diğer yandan hayat beden, ruh ve zihinsel aktivitelerle bir bütünlük içinde yaşamak zorundadır. Bir hastalığın nedeni sadece bir organın yanlış veya eksik çalışması değildir. Bunun altında o organı devre dışı bırakan veya sistemimizi eksik çalıştıran birçok sebep vardır. Nasıl ki kilo, vücut kitle endeksinin, boyun kilonun oranına bölünüp çıkartılmasından çok daha öte de, ruhsal ve zihinsel denge bozukluklarıyla birlikte ortaya çıkan bütüncül bir rahatsızlık olarak tarif edilebilirse, obezite veya aşırı kilo tedavisi de, bedenin dengesizliğinin öncelikle size has biçimde tespit edilebilmesine bağlıdır.

Hepimiz muhteşem ve tek varlıklarız. Bir benzerimiz yok. Bedenimizin çalışma prensibi de tektir ve bir başkasına benzemez. Bu kadar bize has bir sisteme, aynı listelerle verilen diyet reçeteleri, toplum olarak yapılan beslenme hataları, tüm dünyayı kilolu hale getiren önemli unsurlardan biridir.

Ayurveda bir beslenme kılavuzudur. Uygulaması oldukça basit, sade ama etkili teknikler içerir ama daha önemlisi geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan kadim tüm dillerde olduğu gibi, bilgelik doludur.

Bu sistemde bir Ayurveda uzmanı doktorunun yardımıyla bedeninizin ağırlıklı hangi enerji ile çalıştığını bilirsiniz. Hava mı, ateş veya su mu? Öğrenir, nasıl beslenmeniz gerektiği yolunda tavsiyeler alırsınız ve bunlar size has biçimde oluşturulur. Zira herkesin bedeni kendine has biçimde çalışır.

Her şey gönlünüzce olsun. Şifa dolu günler dilerim…

Sevgiler.

Astrolog Şebnem Ekşib

©Şebnem Ekşib

 

Yazının hakları saklıdır. İzin almadan ve kaynak gösterilmeden tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz. 

Mesaj Bırak

Your email address will not be published. Required fields are marked *