.

.

Anasayfa Analizler Çocuk Analizleri Hint Astrolojisinde çocuk ölümleri

Hint Astrolojisinde çocuk ölümleri

photos-231

Hint astrolojisinde erken yaşta çocuk ölümlerinin özel bir yeri vardır. Bu sistemin bakış açısına göre erken doğan ölümleri, çocuk ölümleri ve hatta doğumdan kısa bir süre sonra, bir iki saat içinde gerçekleşen bebek kayıplarının araştırılması özel teknik kurallar içinde gerçekleşmektedir. Bu kayıpları temsil eden enerjiye “Balarishta” diyoruz.

Balarishta, genel olarak tanımlarsak, bir haritada hastalık, şansızlık, uğursuzluk getiren noktaları gösteren enerjilerin tespit edilme şeklidir diyebiliriz. Öte yandan Balarishta’nın tam karşılığı “erken bebek ölümleri” olarak aktarılabilir.

Hintliler, kişinin doğumdan sonraki ilk 20 senesi içinde ölmesini özel nedenlere bağlamışlar. Ancak bu 20 senelik dilimin içinde özellikle ilk 8 yılı daha da fazla önemsemişler ve bilhassa ilk 8 yıl içinde başımıza gelenlerin karmamızla direk alakalı olduğunu ve bu dönemde ebeveynlerimizden bize gelen aktarımlardan en yoğun biçimde etkilendiğimizi düşünmüşler.

Hint astrolojisinde bir çocuk;

doğumunun ilk 4 yılında annesinin,

4 ile 8 yaş arası babasının,

8 ile 20 yaş arasında ise kendi geçmiş karmasını taşır ve hayatı buna göre şekillenir.

Bu bakış açısının bir nedeni de, kişinin hayatının ilk 20 yılında, doğru ile yanlışı ayırt edemediği bir dönemden geçmesiyle bağlantılıdır. Bu nedenle, ilk 8 yıl aileden geçen etkiler ve aileden devrolan karma etkindir. 8 ile 20 arasındaki dönemde ise artık kendi geçmiş hayatı ve karmik etkiler daha öne geçer. 20 li yaşlardan itibaren ise kişi artık reşittir. Doğru ile yanlışı ayırt etme ve farkındalık düzeyi artmaya, hatta oturmaya başlar. Bundan sonrasında yine karmasına veya kadersel etkilerine paralel olmak üzere, attığı adımlarla ektiğini biçeceği süreci de başlatmış olur. Oysa bir çocuğun özellikle de 0-8 yaş arası döneminde hayatını kendi bilinci ile geliştirme olanağı yoktur. Bu nedenle de Hintliler tamamen korumasız ve çevremize muhtaç olduğumuz bu dönemde ailesel bir karma taşıdığımıza inanmaktalar. Aslında hep anlatmaya çalıştığım gibi, dinler ve inanış biçimleri özünde benzer mesajları farklı biçimde iletmekteler. Hint felsefesinde yaygın olan bu görüş, bizim kültürümüzde de oldukça yaygındır. Bizde de “…senden çıkmazsa, çocuğundan, ondan çıkmazsa, torunundan çıkar” bakış açısı, Balarishta’nın temelini oluşturan bakış açısıyla aynı tezi savunmaktadır.

Dolayısı ile evrensel düzeyde bizim attığımız doğru veya yanlış adımlar, sadece kendimizi değil, kendi kuşaklarımızı da bağlıyor. Çocuklarımıza sadece biyolojik ve genetik aktarımları miras bırakmıyoruz. Aynı zamanda ruhsal anlamda da bizden sonraki kuşaklara aktardığımız ciddi enerjiler söz konusudur.

Tekrar Balarishta’ya dönecek olursak…

Hint astrolojisinde erken dönemde meydana gelen çocuk ölümlerinden (balarishta) sorumlu iki önemli etken vardır. Bunlardan ilki Ay, ikincisi de yükselendir. Elbette bu kadar önemli bir kombinasyonu oluşturan enerjiler bunlarla sınırlı değil, ama birazdan bu konuda vereceğim örneklerde de görebileceğiniz gibi, AY özellikle çocuk ölümlerinde birinci dereceden sorumlu bir gezegen.

BU KONUDA Kİ TEKNİK KURALLARI GENEL OLARAK BAKACAK OLURSAK;

1.    Ay’ın enerjilerini bozduğu 6, 8, 12. Evlerden birinde yerleşmesi ve Malefik dediğimiz olumsuz gezegenlerden görünüm alıyor olması, erken dönem çocuk ölümlerinde etkili bir kombinasyon yaratır. Bu durumda Ay’ın Hint astrolojisinde önemli bir yeri olan soluk veya parlak durumda olup olmadığı da iyi kontrol edilmelidir.

Bu kombinasyonu biraz daha açacak olursak;

ü  Ay’ın 6, 8, 12 den birinde yerleşmesi ama benefik dediğimiz olumlu gezegenlerden güzel enerjiler alması yani görünüm içinde olması, çocuğun kaybına yine sebep olmakla beraber, bu süreci ilk 8 yıl olarak hesaplarız.

ü  Eğer Ay, hem olumlu (Venüs, Jüpiter, Merkür), hem de olumsuz (Satürn, Mars, Rahu, Ketu, Güneş) gezegenler tarafından görünüm altındaysa ve üstüne 6, 8, 12. evlerden birinde yerleşmiş ise bu durumda çocuk ilk 4 yıl içinde kaybedilebilir.

ü  Eğer Ay, olumlu veya olumsuz hiçbir gezegenden görünüm almadan doğrudan 6, 8, 12. Evlerden birinde yerleşmiş ise bu durumda herhangi bir komplikasyon veya kayıp olmaya bilir. Bu durumda Ay yine zarar almıştır ama enerjiler farklı şekilde işleyecektir. Erken dönemde ölüme neden olmaz.

ü  Soluk Ay yükselende ve Malefik (kötücül) gezegenler de köşe evlerde ve 8. Evde yerleşim halinde iseler, doğumdan kısa bir süre sonra bebek kaybı gerçekleşebilir.

ü  Eğer Ay, Malefiklerle birlikte, hiçbir benefikten (olumlu gezegenlerden) görünüm almadan yükselene veya 7, 8 ve 12. Evlerden birine yerleşirse bu durumda erken dönem kaybına neden olabilir.

ü  Yine doğumdan kısa bir süre sonra gerçekleşen bebek kayıplarında, soluk Ay’ın Koç, Boğa ve Yengeç burçlarından birinde yükselende yerleşmesi ve kötücül gezegenlerden görünüm alıyor olması sık rastlanan bir durumdur.

Balarishta da Ay’ın neden olduğu kombinasyonlar oldukça kapsamlıdır ancak ben burada sadece önemli olanları kısaca aktarmaya çalıştım.

2.    Balarishta’nın gerçeklemesinde ikinci önemli etkende yükselen üzerinde gerçekleşen durumlardır.

ü  Bu noktada yükselene yerleşmiş gezegenler eğer 6, 8, 12. Evlerden gelerek konaklamışlarsa, 

ü  Yükselen lordu 6, 8, 12.evlerden birine gitmiş ise ve Malefik gezegenlerden görünüm almakta ve hiç bir benefik tarafından korunmuyorsa.

ü  Yükselen veya yükselen lordu (lagnesh) sıkıştırılmış, üzerine Malefik bir gezegen tarafından görünüm almaktaysa, bu kombinasyonlar da erken bebek kayıplarında etkili durumlar içinde sıralanabilir.

3.    Balarishta için dikkat edilecek başka bir noktada 8.evin durumuyla ilgilidir. Eğer 8.ev Satürn dışındaki olumsuz gezegenler tarafından işgal edilmiş ise haritada Balarishtayı gerçekleştirebilecek diğer unsurlarda göz önünde tutularak inceleme yapılmalıdır. Satürn’ün 8.ev ile bağlantısı uzun bir ömür verdiği için Satürn bu nokta da devre dışındadır.

4.    Bir unsur da köşe evlerin (1, 4, 7, 10) malefikler tarafından işgal edilmesidir. Eğer bir harita da köşe evler kötücül-malefik gezegenlerin denetimi altındaysa ve bu evlerin yöneticileri de düşük pozisyonlardaysa, her şeyden önce bu durum sağlık için son derece zararlıdır. Öte yandan gezegenlerden biri veya bir kaçının geri hareketli olması bu kombinasyonu bozacaktır. Zira hint astrolojisinde olumsuz gezegenlerin geri hareketli olmaları enerjilerinin düzeltilebileceği anlamına gelir.

5.    Hint astrolojisinde genel kural, mevcut oluşumun transit ve daşa (içinden geçtiğimiz gezegen dönemi) periodlarında tetiklenerek ortaya çıkabileceği yönünde. Dolayısı ile yukarda bahsettiğim etkileri faal hale geçirecek süreçler transit ve daşa dönemlerinde söz konusu olur. Özellikle Malefik gezegenlerin transitleri, öncelikle yükselenden, yükselen lordu üzerinden, Ay dan geçişleri sırasında var olan enerjileri harekete geçirirler.

Bu konuyla ilgili öncelikle belirtmek isterim ki Balarishta ile ilgili teknik kombinasyonlar oldukça ayrıntılıdır. Ben burada astroloji sevenlere sadece çok önemli olanları aktarmaya çalıştım.

Örneklere göz atacak olursak:

childead1

İlk örnekte ki bebek doğumdan sonra bir saat kadar yaşayabilmiş. Görüldüğü gibi harita da Ay 11. Evin lordu olarak gittiği 8.evde Mars ile birlikte durmakta ve Ay’ın bulunduğu ev sıkışmış pozisyonda bulunmaktadır. Ay büyük ölçüde zarar alırken, Satürn sağlık evini görünümde tutmakta ve haritada ek olarak şansızlıklara neden olan Kalasarpa yoga, bebeğin hayata tutunabilmesini bir anlamda engellemiş.

childdead2

İkinci örnekte ki çocuk 4 yaşına varamadan vefat etmiştir. Burada da Ay’ın zararlı durumu dikkat çekici. 6.evde yerleşmiş olan gezegen, Rahu ve Mars arasında sıkışıp kalmış üstüne de Satürn görünümünde adeta ezilmiş pozisyonda.

childdead3

Son örnekte ise yine benzer şekilde Ay haritada oldukça zorlu bir evde 8.evde yerleşerek zararlı Mars ile kavuşum halindedir.

Başka bir konuda görüşmek üzere,

Astrolog Şebnem Ekşib

www.sebnemeksib.com.tr

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

© 2009-2010

Tarafımdan yazılan ve yayınlanan her türlü yorum, makale ve analiz, yazılı izin almadan ve kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde başka bir yerde yayınlanamaz, alıntı yapılamaz ve kopyalanamaz.   

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme ( Pazar, 25 Temmuz 2010 19:40 )