
“Ben yalnızca dürüst olmak isteyen, insanları mutlu etmeye çalışan biriyim.Tanrı'nın bana ihsan ettiği yeteneğim aracılığıyla onlara biraz olsun 'kaçış duygusu' vermek amacım. Kalbim burada işte. Tüm yapmak istediğim bu..." Michael Jackson
Michael Jackson, oldukça çalkantılı ve farklı bir hayat sürmüş önemli bir müzik adamıydı. Sağlığıyla ilgili, özellikle son dönemlerde daha da yoğun artan problemlerle alakalı dedikodulara rağmen, ölümü tüm dünya açısından tam bir şok oldu.
Kalabalık ve nerdeyse tümü müzikle iç içe geçmiş bir ailede, 9 kardeşin 7. olarak dünyaya geldi. Henüz 11 yaşındayken kardeşleriyle birlikte kurdukları müzik grubunun içinde, çocuk yaşta profesyonel olarak müziğin içinde hayata atıldı. Uzun yıllar kardeşleriyle birlikte bir şehirden öbürüne savrularak, sahnelerin tozunu yuttular ve özellikle 70’li yılların sonlarına doğru Michael’in grup içinde yıldızı parlamaya ve grup olarak da şansları dönmeye başladı. Yine 70 lerin sonuyla birlikte sanatçının beste yapmak konusunda da önemli yetenekleri olduğu ortaya çıktı.
1978 yılından itibaren onu dünyaca ünlü bir pop yıldızı yapacak önemli işaretler kendi yazgısı içinde hayatına düşmeye başladı ve bu yılla birlikte kariyerinde önemli bir dönüm noktası gerçekleşti. O dönemin büyük yıldızlarından Diana Ross ile bir müzikalde rol aldı ve grup dışında ismi duyuldu.
Ama asıl çıkışı 1982 de piyasaya çıkan, tüm zamanların en fazla satan albümü “Thriller” ile yakaladı. Bu öyle bir çıkıştı ki, her parça ayrı bir hit, her klip ayrı bir sansasyon getirdi. Yine bu yıllarda MTV ilk defa zenci bir sanatçının klibini yayınladı. 1982-1987 yılları Michael Jackson’un ismini altın harflerle tüm dünya müzik piyasasına yazdırdığı yıllardır.
Fakat bu altın çağ yerini 1987 den itibaren, daha bronz dönemlere bırakmaya başladı. Hala başarılar devam etmekteydi ama şöhretin renginde değişimler olmaya başladı. Doğuştan zenci olan sanatçı birden akça pakça beyaz bir adam olup çıktı. Ardından saklanması olanaksız estetik ameliyatlar, medya nın bu konudaki baskısı, derken 90 ların başıyla birlikte daha izole ve gözlerden uzak yaşamaya başladı.
1990 ile 2003 arası hiçbir zaman tam olarak Thriller’in başarısı gelmese de, yine uzun soluklu ve dünya çapında başarılar aldığı albümleri arka arkaya geldi. Ancak 2003 den itibaren özellikle çocuk istismarı konusunda art arda gelen hukuksal takiplere maruz kalması, her ne kadar hepsinden aklanmış da olsa, başarılarında ciddi gölgeler oluşmaya başladığı dönemlerinin de bir anlamda başlangıcını oluşturdu.
2005 yılından bu yana medya da sıklıkla hastalık haberleri görülmekte ve ruhsal dengesizlik sorunlarından bahsedilmektedir. Yaşamındaki özellikle son 4 yıllık dönemde maddi, müzikal ve de ruhsal çöküşler yaşadığı sır değildi.
Sanatçı, 25 haziran 2009 da yerel saatle 14:26 da kalp krizinden vefat etti.
Bu çalkantılı hayatı şimdi de Hint Astrolojisine göre inceleyelim;
Michael Jackson 29 Ağustos 1958 de America, Indiana Gary de sabah 10 da doğdu.
Yükseleni Terazi burcudur.

Astrolojik haritalarda bu konuya ilgi duyanlar iyi bilirler ki, yükselenler oldukça önemli bir yer tutar. Nasıl ki bir evin girişi kapısından oluyorsa, hayata girişimizde yükselenden olur. Bu nedenle özellikle sağlıkla ilgili konularda başka noktalarla beraber, yükselen enerjileri bize yüksek dozda bilgiler verebilirler.
Jackson’un haritasında yükselen temsilcisi Venüs, kariyer evinde bulunmakta. Bu enerji onu sanat konusunda bir kariyere yönlendirirken, işine de önem veren ve aslında ciddiye alan etkilerde vermiş. Fakat yükselende sağlık için risk oluşturan 2 durum söz konusu, ilki yükselene yerleşen Jüpiter bu haritada olumlu yönleri kadar, negatif enerjilerini de yoğun şekilde gösterme potansiyeli içinde.
Jüpiter, 6. sağlık evi ve 3. ev yönetici olarak yükselen de bulunmakta. Bu etki öncelikle zayıf, hatta bozuk sağlık göstergesidir. Kaldı ki, bu durumu düzeltebilecek Yükselen lordu Venüs de Yengeç burcunda oldukça zararlı çalışmakta. Navamsa dediğimiz ek haritada da Jüpiter, yükselen lordu olarak 12. zararlı evde yerleşmiş bulunmakta. Sağlık evinde ise Ketu yerleşimi sağlıkla ilgili ciddi sorunların tamamlayıcı niteliğinde taşları yerine koymuş görünmekte. Yukarda aktardığım etkiler, bozuk sağlık kadar septik ve takıntılı kişiliklere de neden olurlar.
Jackson 1990 lı yıllarda birden beyaz bir tene bürünürken, aslında bu durum önemli bir rahatsızlığının tetiklemesi sonucu da oluşmuştu. Zencilerde milyonda bir görülen “Vitiligo” hastalığına yakalanmıştı. Bu rahatsızlık, derinin renk belirleyici öğeleri olan pigmentlerin kaybedilmesiyle ortaya çıkan ve derinin beyazlaşmasına neden olan sedef hastalığına benzeyen bir tür deri rahatsızlığıdır. Michael J. da özellikle yüz bölgesinde bu hastalığın hızla yayıldığı ve bu nedenle beyazlaştığı öne sürülmekteydi. Sağlık evinde bulunan Ketu, bu tip ekstrem veya az bulunur rahatsızlıklara yol açabilir. Yani Jackson’un beyazlık takıntısı derisiyle ilgili saplantısından ziyade az bulunur bir hastalıkla uğraşması sonucu gerçekleşmiş görünüyor.
Hayatını anlatan bölümde genel hatlarıyla belirtmeye çalıştığım gibi Jackson’un yaşamı çalkantılı ve iniş çıkış etkileriyle ve kariyerinde de bir çok sıkıntıyı başarının yanında yaşaması ile paralel geçmiştir.
Hint sisteminde Yoga dediğimiz gezegen oturuşları oldukça önemli yer tutar. Bunlar içinde 2 yoga vardır ki bilhassa sanatçılarda ve uzun zamanlar şöhretlerini koruyabilenlerde daha fazla öne çıkarlar. Bir tanesi GAJEKARI olarak nitelendirdiğimiz ün, şöhret ve koruma yogası, diğeri de RAJAYOGA dediğimiz ve Hintlilerin kral yoga olarakta bahsettikleri bilhassa köşe evlerde daha da bereketli çalışan başarı yogalarıdır.
Bir insanın işinde veya öne çıktığı bir konuda uzun zaman zirvede kalması için tecrübelerim bana gösterdi ki KRAL Yoga’nın olması gerekmekte. Örneğin birden parlayan ama sonra zamanla unutulan birçok isim vardır. Bunların da haritalarında Kral Yoga’nın genellikle olmadığını görürsünüz. Dolayısı ile şansı oluşturan enerjiler haritada var olsa da başarıyı uzun süre muhafaza etmek için gerekli tutucu etki “Raja Yoga” olarak açıklanabilir. Bu yoga Jackson da bulunmamakta. Bu durumda 90 ların ortası ve 2000 lerle birlikte ciddi kan kaybetmesine ve maddi manevi gözden düşmesine neden oldu. Diğer yandan kariyer evinde bulunan Venüs, oldukça zararlı çalışmakta ve kariyer noktasına değişimler evi olan 8.evden gelerek yerleşmiş. Bu durum hayatında iniş çıkışlara neden olurken, Navamsa da bulunan Vargottama Rahu, hırs ve başarı isteğini arttırırken, sorunlu etkileri çok da yumuşatmıyor.
Bu konuda etken başka bir unsurda gezegen dönemleri olarak açıklayabileceğimiz DAŞA süreçleridir. Gezegen dönemi Michael J.’in haritasında adeta tüm yaşam olaylarını tek başına açıklar nitelikte çalışmış.
Haritasında Satürn oldukça güçlü konumda. Ana harita da yogakara olarak çalışırken, Navamsa da Kova burcunda kendi bölgesinde ikamet ediyor. Dolayısı ile Satürn yaşamında ilgili dönemlerinde önemli başarıları ona sunma ve kapıları açma görevi üstlenmiş.
Sanatçı hayatının önemli dönemecini, Satürn pediyoduna girdiği dönemde yani 1978 de almış. 1978 ile 1997 arası yaşamında önemli başarıları elde etmiştir. Hatta bir daha da bu süreç kadar önemli çıkışlar, satış rekorları kıran albüm başarıları alamamıştır. Kariyer evini gören Ruchaka yoga oluşturan Mars, onu işinde enerjik, hırslı ve mücadeleci yapmış. İnandığı konuda bildiğini okuyan bir tavırla bezemiştir. Bu enerji Kova da yer alan Ay tarafından da desteklenmekte.
Ancak bir yandan da en popüler olduğu 85-90 arası dönemi bile tuhaf davranışları ve çevresine aldırmayan tavırlarıyla oldukça ağır suçlamalara da maruz kalmıştır. Vargottama olmuş Rahu onu bir yandan hırslı ve başarı odaklı kılarken, bir yandan da tuhaf ve ekstrem davranışlara da itmekte idi. Suç sadece Rahu’nun değildi tabi. Yara almış yükselen kişilik sorunları verirken, Navamsa da zor etkiler içindeki Ay ve bozuk 4. ev enerjileri kişiliği tuhaf ve zorlu kılmış.
Bu harita da olumlu olarak bilinen Jüpiter son derece kötücül çalışırken, zor etkileri ile meşhur Satürn, hayatın en başarılı dönemlerine imza atmış. Tüm bunlar kişisel etkilerimizin ne kadar bize has olduğunu ve herkesin kendi masalını, kendi enerjileri içinde yaşadığının önemli bir göstergesidir.
Sanatçının vefatıyla ilgili enerjilere bakacak olursak. Nerdeyse en bozuk enerjinin transitler tarafından verildiğini görürüz.
Transitlerde ise 3 gezegen önemli rol oynamış.
Transit Satürn, Mars ve Ketu…
Transit Satürn’ün doğum anındaki Güneş üzerinden geçişleri her zaman dikkatli incelenmesi gereken pozisyonlardır. Özellikle de sağlık etkileri zayıf kişilerde.
Sanatçının transit Satürn’ü Güneş’inden geçmekteydi…
Öte yandan Transit Mars doğum Mars’ı ile kavuşum yaparken yakın bir orb da bulunuyordu. Doğum haritasında 8. malefik ev yöneticisi olan Venüs, Yengeçte çok zararlı yerleşimde demiştik, bunun üzerine geçiş yapmakta olan transit Ketu ve Ay nitelik olarak tehlikeli çalışmakta. Transit nitelikleri ise, Hint astrolojisinde Tara dediğimiz özel bir yöntem ile belirlenir. Son olarak transit Rahu da nitelik olarak ölümcül kod da çalışmakta.
Daşa ise Merkür- Jüpiter- Jüpiter- Merkür olarak görülüyor ki daha önce bahsettiğim gibi bu haritada sağlık etkilerini oldukça olumsuz çalıştıran Jüpiter Merkür ile de düşmandır. Mayıs ayında başlayan Merkür- Jüpiter süreci muhtemelen sanatçının sağlık sorunlarını da arttırdı ve transitlerle de birleşince ölümcül vuruşu yaptı.
Bir yıldız daha kaydı…En parlak zamanında değildi ama hep yıldız olarak hatırlanacak.
Sevgilerimle.
Şebnem Ekşib / 26 Haziran 2009
© 2009
Tarafımdan yazılan ve yayınlanan her türlü yorum, makale ve analiz, yazılı izin almadan ve kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde başka bir yerde yayınlanamaz, alıntı yapılamaz ve kopyalanamaz.








