Hint Astrolojisi

Hint Astrolojisine Giriş

Hint astrolojisi Jyotish olarak

bilinen ve Hindistan kaynaklı bir astroloji türüdür. 
Hint astroloji sistemi en az 5000 yıllık bir geçmiş ve geleneğe sahiptir. Ancak yazılı kayıtlara alınmaya başlaması 5000 yıl öncesine dayandığından, genel kanı 5000 yıllık bir tarihi olduğu yönünde olsa da bu sistemin geçmişi çok daha eskidir.
Esas itibariyle Hint astrolojisi veya Jyotish, Hindistan da VEDA’lar olarak bilinen yazıtların bir parçası ve bölümüdür.  Veda, kelime anlamı olarak Sanskritçe de BİLGİ demektir. Veda’lar, kutsal bilgiyi anlatan kutsal metinler topluluğudur.Vedic Astrolojisi veya Jyotish olarak bilinen Hint astrolojisi de işte bu evrensel zekânın bir parçasını taşıyan VEDA’ların bir bölümüdür. Bu nedenle de kutsal olanın dili veya Tanrının şifreli dili olarak da bilinir. Jyotish 4bölümden oluşan Veda’ların son bölümü olan “Vedanga” ların içinde yer alır.
Vedik astroloji en basit haliyle ruhun yolculuğunu anlatır.
RUHUN YOLCULUĞU NEDİR?
Hint sistemine göre, hayat bir aydınlanma yeridir. Bu hayata geliş ve gidiş nedenimiz tamamen aydınlanmadan geçer. Bu arada yaşadıklarımız ise bizim yolculuğumuza ve öğrenme, büyüme sürecimize eşlik eden durumlardan ibarettir. Hint felsefesine göre aydınlanma yani tekâmül etme sürecini ancak Reenkarnasyon ile düzeltebilir ve zamanı gelince tamamlayabiliriz.
Hindu filozoflara göre ruhun yolculuğu sırasında büyümesini tamamlayabilmesi için tek bir hayat yeterli değildir. Ruhumuzun ve saf bilincimizin aydınlanabilmesi için birçok kez bu hayatın çeşitliliğini deneyimlememiz ama deneyimlerden de dersler çıkarmamız gerekir. Yani bir anlamda Ruh her türlü deneyimi yaşayarak saflaşmak ve evrenle bütünleşmek istemektedir.
KARMA VE HİNT ASTROLOJİSİ
Bizim bu hayata geliş programımız KARMA ile içerik kazanır. Karma aslında kötü veya iyi anlamına gelmez. Karma, eylem demektir. Daha net anlatım biçimi ileNe ekersen onu biçersin!Karma, yaptığımız eylemlerin ve sonuçlarını yaşama biçimimizdir. Ektiğimizi biçeriz.
Nasıl ki arpa ekip, buğday biçme şansımız yoksa hayat içinde ki eylemlerimiz de bizim ektiklerimiz sonucu aldığımız hasattır. Ancak bu noktada unutulmaması gereken bir eylemin sonucunun her durumda bize geri döneceğidir. Bu nedenle geçmişte tamamlayamadığımız karma bu hayatta bize geri döner.
Karma bir ceza veya ödül değil, bizim belirlediğimiz ve seçtiğimiz bir yolun içinde aşmamız gereken düzlükler veya engebelerdir.
Bir kader ile doğuyoruz. Bu kader belli sınırlar içinde yani bir anlamda paket bir program gibi bize veriliyor. Ancak bu programı nasıl kullanacağımız özgür irademiz ile belirleyebileceğimiz seçenekleri de içerir. Önemli olan bu seçenekleri nasıl kullanacağımızı seçmektir.
Bunu şöyle de aktarabiliriz. İnternet çağın hayatı kolaylaştırma adına en büyük buluşlarından biridir. Ama internetin başına geçtiğinizde bunu nasıl kullanacağınız özgür iradenize belirleyebileceğiniz bir seçenektir.
Maharishi Mahesh Yogi’nin bu konuda güzel bir açıklaması vardır.
Maharişi,  %100 belirlenmişlik ve %100 özgür irade mevcuttur, der. Belirlenmişlik geçmişle, özgür irade ise şu an ile ilişkilidir. Bizim geçmişteki faaliyetlerimiz bizim şu an içinde bulunduğumuz durumu oluşturmaktadır. Bu geçmişteki faaliyetler şu andaki mevcut seçenekleri azaltmıştır. Bizim faaliyet alanımızın çapı belirlidir.
Hint astrolojisi birey olarak şahsi karmamızla nasıl yüzleşeceğimiz, bu hayatta bize verilen programı nasıl kullanacağımızı anlatabilen yegâne sistemlerden biridir.
Hayat bir gelişim döngüsüdür ve Hint astrolojisibu döngü içinde bizim yaşayacaklarımızı, potansiyellerimizi, yolculuğumuzu nasıl tamamlayacağımızı, geçmiş hayatımızdan bugüne taşınan etkilerimizi ve bunları düzeltmek adına ve gelecek hayatımızı da daha doğru kurmak adına neler yapabileceğimizi bize gösteren bir fener gibidir.
Hint astrolojisi kendimizi tanımak, gelecekle ilgili gelişmeleri ve olasılıkları bilmek ve tedbir almak ve bu hayattaki karmamızı anlamak adına adeta yaşama ışık tutan bir yol gibidir.
Bu sistem yolumuzdaki tabelalar gibidir. Nerde duracağımızı, nerede ilerleyebileceğimizi ve yükümüzün ne olduğunu bize aktarabilen evrensel sembollerin ve şifrelerin çözümleme kılavuzudur.
HİNT Astrolojisinin GÜNLÜK HAYATA YANSIMASI
Hint astrolojisi, Ay üzerine kuruludur. Ay bu sistemde oldukça önemlidir. Bu nedenle Ay’ın döngülerinin bizim üzerimizdeki yansımaları özellikle günlük hayatımızın düzeni açısından önemlidir.
Hint astrolojisi, karma ve ruhun yolculuğuyla ilgilendiği kadar elbette kişisel alanlarımızın gelişimiyle de bağlantılıdır. Zira eğer evrensel düzeyde bir gelişim sağlamamız gerekiyorsa, ruhumuzun eğitildiği yer elbette hayatımız ve bunu nasıl yaşadığımızla ilgilidir.
Bu nedenle sağlık, kariyer, evlilik, parasal alanlarımızgibi enerjilerimizin nasıl çalıştığıyla ilgili temeli binlerce yıl öncesine dayanan kadim teknikleri kullanır ve oldukça isabetli ve net sonuçlar çıkarabilir. Ama bu belirlemeleri yaparken de tüm bu dünyevi ve günlük alanlar içinde yaşananlardan ne deneyimler aldığımız ve ruhsal anlamda ne ölçüde büyüme eğiliminde olduğumuz da direk ilgi alanı içindedir.
Sonuçta Hint astrolojisi (Jyotish) Işığa giden yolda bize yol haritası sunar. Yani ruhumuza ve fiziksel hayatımıza ışık veren enerjilerin bizde nasıl şekil bulduğunu açığa çıkarır.
Dolayısı ile bu konuyla kuracağınız kontak öncelikle ruhsal açılımlarınızın gelişmesi ve evrenle olan ilişkinizin ve hatta bilincinizin yükselmesine neden olur.
Eğer hayatı biraz farklı bir alanda izlemek, astrolojiyi başka bakış açılarıyla da tanımak istiyorsanız size Jyotish’in kadim ve keyifli yolculuğuna katılın derim.

Hint Astrolojisinde Burçlar

 

Burçlar, hayatımıza renk katan ve

bizi biçimlendiren,fiziksel ve duygusal anlamda kişiliğimizi ve kimliğimizi oluşturan önemli etkenlerden biridir.
Burçlar kendi içlerinde bazı gruplara ayrılırlar.
Yaşam dört elementten var olmuştur.
Ø  ATEŞ
Ø  HAVA
Ø  SU
Ø  TOPRAK
Burçlar da doğal olarak bu elementlerin bireyleridir.
Koç, Aslan, Yay ATEŞ enerjisinde hayat bulmuşlardır.
Ateş grubu, yaşamsal enerjiyi, hareketi, cesareti, gözü karalığı temsil eder. Bu grupta benlik duygusu gelişmiştir. Aceleci bir yapıları vardır. Kişisel istek ve arzular önemlidir. Liderlik özellikleri kuvvetli, önde olmayı seven bireylerdir. Yaratıcı, sıcak ve çekicidirler. Çabuk harekete geçer, çabuk sinirlenir ama kısa sürede sakinleşirler. Bu grup bireyleri ateşin sıcağını, öfkesini ve tutkusunu ruhlarında barındırır.
Koç, zodyağın ilk burcu, başlatan yani ateşi yakandır.
Aslan, Koç’un başlattığı ateşi ondan teslim alıp gururla taşıyan.
Yay ise ateşin sıcaklığını çevreye yayan.
İkizler, Terazi, Kova HAVA enerjisinde hayat bulmuşlardır.
Hava, yüksek zeka, bilgi ve öğrenme merakı ile her konuya açık ama çabuk sıkılan, sebat etmekte zorlanan gelip geçen rüzgarlar gibidir. Heyecanla başlayan, çabuk durulan, bir durumdan diğerine rüzgar gibi geçen ama geldiği gibi de giden bir enerjiyi temsil eder. Zekası parlak, kavrama gücü gelişmiş bu grup, yaratıcı ve farklıdır.
İkizler, fikirleri ortaya atar.
Terazi, bu fikirleri geliştirip tartar, biçimlendirir, toparlar.
Kova ise toplumsal hale getirir.
Akrep, Yengeç, Balık SU enerjisinde hayat bulmuşlardır.
Su, duygusal, hassas, kırılgan ve çabuk içe dönen etkileri temsil ederken, evrende paylaşımı, merhamet duygumuzu açığa çıkarır. Bireysel ihtiyaçları kadar, başkalarının ihtiyaç ve isteklerine de dönük dururken, sezgisel, mistik ve ruhsal kapıları aralar. Zengin hayal dünyası ile yaşamın renklerini, hassasiyetleri öne çıkarır. Bu grup yüreğinin sesini dinlerken, akıldan çok duygularını kılavuz alır.
Yengeç, aileyi ve çocukları temsil edip onların ihtiyaçlarıyla uğraşırken,
Akrep, suların dibinde, görünmeyen yerde gizemi çözmekle meşguldür.
Balık ise, okyanuslarda, yakamozların peşinde hayallerini yaratmaktadır. 
Boğa, Başak, Oğlak TOPRAKenerjisinde hayat bulmuştur.
Toprak, kök saldığımız, bağlandığımız, göçebelikten, yerleşik düzene geçtiğimiz zamanların tortusunu taşır. Sabittir. Kararlıdır. Sabırlıdır. Mantık ile hareket eden, çalışkan, ne istediğini bilen ve bu uğurda mücadele eden, maddeci ve dünya nimetlerine dönük alanların padişahıdır. Kolay karar veremez, ama kolay da vazgeçmez. Aklın, duyguların önüne geçtiği, maddenin ruhtan önce geldiği, somut alanların temsilcisidir.
Boğa, toprağa geçiş dönemiyle eken biçen, kök salmaya başlayandır.
Başak, toprağı işleyen, hasatı toplayan,
Oğlak ise ekip biçilenin gerekli yere ulaşmasını sağlayan, organize edendir.
Elementler içinde genel formunu oluşturan “BURÇLAR”aynı zamanda kendi dinamiklerini de beslerler.
Burçların dinamikleri:
Öncü burçlar: KOÇ, YENGEÇ, TERAZİ, OĞLAK
Yaşam içinde kendi prensipleri vardır. Aile içinde, toplumda, ait oldukları grupta öncüdürler. Başlatandırlar. Harekete geçmek için onlara ihtiyaç vardır.
Sabit burçlar: BOĞA, ASLAN, AKREP, KOVA
Kararlı, ne istediğini bilen kişilerdir. Kolay vazgeçmezler. İnatçıdırlar. Devamlılığı sağlarlar. Düzenin, durumun devam etmesi adına onlara ihtiyaç vardır.
Değişken burçlar: İKİZLER, BAŞAK, YAY, BALIK
Değişimin dinamikleridirler ve değişimin içindeki hareket kabiliyetini, aktifliği temsil ederler. Toplumun hep aynı yerde kalmadan ilerlemesi adına onlara ihtiyaç vardır.
Burçlar içinde son grup ise Aktif (eril) ve Pasif (dişi) enerjileri ile resmi tamamlar…
AKTİF (ERİL) BURÇLAR:
Koç– İkizler  – Aslan – Terazi – Yay- Kova
Dışa dönük, yaratıcı ve hareketlidir. Meşgul olmak isteyen, aktiviteye önem veren, akılcı, gerektiğinde olayların üzerine gidebilen, canlı ve heyecanlı, cömert enerjileri temsil ederler. Rüzgara karşı gidenlerdir.
PASİF (DİŞİ) BURÇLAR:
Boğa – Yengeç – Başak – Akrep – Oğlak – Balık
İçe dönük, sezgisel, sabırlı ve ağırkanlı yapıdadırlar. Rahatlarına ve düzenlerine düşkündürler, devam edeni takip edebilirler. Rüzgarla birlikte giderlerdendirler. Mücadeleyi, uğruna savaşmayı tercih etmezler.