
2010 Eylül ayında hiç kuşkusuz ki son yılların en önemli zamanı diyebileceğimiz ilginç bir dönemden geçiyoruz. Aslında biz referandumlara, seçimlere, her türlü krizlere aşılı bir milletiz.
Öte yandan astrolojik olarak, ülkemiz otuz yılda bir denk gelen bir süreçten geçiyor. En son böyle bir döneme astrolojik sentez açısında 1980-1982 arası rastlamıştık. Astrolojiyi derinlemesine bilmeyenler açısından bu noktada küçük bir aktarım yapmak isterim.
Astroloji de hepimizin bir doğum haritası vardır. Bu doğum haritası Hint astrolojisi kurallarına göre doğduğumuz anda belirlenir ve değişmez. Fakat evrensel enerjiler durmaz ve değişirler. Gezegenler aslında evrensel düzeyde enerjileri ve etkileşimleri temsil ederler. Dolayısı ile bizim değişmeyen haritamız üzerinden çeşitli geçişler yaparak, (astrolojide buna transit geçiş denir) hayatımıza olumlu veya olumsuz katkılarda bulunurlar. Evrende her şey bir disiplin ve düzen içinde gerçekleşir. Belki de bu nedenle yaratıcı dünyayı, yıldızları ve gezegenleri oluştururken hepsini belli bir sistem içinde hareket ettirerek, hiçbir şeyin boşluktan ibaret olmadığını bize göstermek istedi. Bunu bilmiyoruz… Ama transit gezegenlerin astrolojik olarak, ciddi bazı kurallar dizisine göre hareket ettiğini biliyoruz.
İşte bu kurallardan bir tanesi de; transit bir gezegenin, doğum anındaki bir gezegenin üzerinden geçiş yaptığı süreçlerin, bizi farklı enerjilerle etkileyebildiği şeklindedir. Yine, transit etkiler içinde belki de en korkulanı ve zorlayıcı olanı transit Satürn’ün bir haritada zorlayıcı başka bir gezegen üzerinden geçişinin, oldukça sıkı rüzgârlara ve değişimlere neden olabileceği yönündedir.
Astrolojide ülkelerinde bir haritaları vardır ve bu haritalar, o ülkede yaşayan halk ve toplum açısından son derece önemli veriler içerir. Buna “Mundane” veya “Ülkeler astrolojisi” denilir.
Türkiye, bir süredir doğum anındaki Mars’ının üzerinden Transit Satürn geçişi dediğimiz oldukça önemli bir transit yaşamakta. Bu transit, sıkıntılı bir sürecini Temmuz ve Ağustos döneminde başlattığı gibi, gittikçe de zorlaştıran bir döneme doğru gidiyor gözükmekte. Nitekim Temmuz – Ağustos döneminde asker ve generallere yönelik suç duyuruları ve akabinde başlayan yeni genelkurmayın seçilememe sorunları Türkiye siyasi tarihinde az görülen dönemlerdi. Bunun nedeni askeri ve askeriyeyi temsil eden Mars gezegeni üzerinden geçen transit Satürn’ün değişim ve zorlanma enerjileriydi.
Eylül ayında yapılacak olan referanduma dönecek olursak, referandumun sonuçlarıyla ilgili astrolojik incelememi birkaç yönden yapacağım. Birincisi, benzer enerjilerden geçtiğimiz 1980 – 1982 döneminde anayasanın referanduma gittiği 7 Kasım 1982 günü astrolojik olarak nelerin olduğuna bakacak ve ikincisi de 12 Eylül 2010 günü enerjilerini yorumlayacağım.
Başlamadan belirtmeliyim ki bundan önceki anayasa referandumunda, yani 7 Kasım 1982 de, halk yüzde 91 ile anayasaya destek vermiş ve kabul ediyorum demiştir.
7 Kasım 1982: 1982 anayasası oylamasının yapıldığı gün astrolojik bulgular:
Hint astrolojisine göre Türkiye’nin yükseleni İkizlerdir ve yükselen üzerinde Ay bulunur. Ay, ülkeler astrolojisinde halkı temsil eder. 7 Kasım 1982 de Ay’ın üzerinden Transit RAHU geçmekte idi. Rahu, o dönemki transiti ile halkın ders verme ihtiyacı içinde olduğunu ve bir anlamda iplerin bu oylamada kendisinde olduğunu öne çıkarmıştı ve referanduma yüzde 91 lik kabul oyu vererek, 1980 askeri darbesini sonuna kadar desteklediğini açıklamıştı. Bu gezegenin nerden eseceği belli olmayan Uranüs’ e benzeyen etkileri burada halka da farklı bir bakış açısından referanduma yaklaşma eğilimi verdirmişti.
Bu tip haritaları incelerken, transit Ay’ın nerde olduğu özellikle ülkelerle ilgili transit incelemelerde çok önemlidir. Zira bir ülke haritasında Ay halkı temsil ederken, halkta bir ülkenin kalbidir. 7 Kasım 1982 de transit Ay, Yengeç burcundan geçiyordu ki bu da milli duyguların öne çıktığını gösteriyor. Yengeç burcu ve Ay oldukça güzel bir kombinasyondur. Ay’ın burada kendi öz burcunda rahat hareket etmesi bir yana, Yengeç burçlar içinde milli duyguları en yoğun yaşayan Zodyak üyesi bir burçtur. Dolayısı ile önceki referandumda halkın çok büyük bir çoğunlukla referanduma koşarak anayasaya kabul oy vermesi tesadüfi değildir.
Türkiye’nin doğum haritasında ilginç bir yer vardır. Burası ülkemiz haritasında “Terazi” burcunun hüküm sürdüğü 5.evdir. Satürn, Venüs, Merkür, Güneş bu nokta da dizilerek ülkemiz doğum haritası üzerinde oldukça ilginç enerjiler verirler. İşte bu alan üzerinde 7 Kasım 82 de tam bir transit bombardımanı yaşanmış. Fakat bu transit enerji yağmuru içinde en önemli etki yine transit Satürn tarafından verilmiş görünmekte. Hint astrolojisinde transit Satürn ile doğum haritasında bulunan Satürn’ün kavuşumu oldukça önemli değişim enerjileri verir. 7 Kasım 1982 tarihinde sosyolojik olarak önemli tarihi bir süreçten geçerken, aynı zamanda değişim enerjileri içerindeki farklı bir gökyüzü enerjisinden de geçilmekte idi…
Terazi; adaleti, anayasayı, yargıyı ve yargının üst basamaklarını temsil ederken, Satürn bu noktadan kendi yansıması üzerinden geçiyor ve anayasanın sorgulandığı o gün, değişim rüzgârları estiriyordu. Diğer yandan sadece transit Satürn ile natal Satürn kavuşumları değil, aynı zamanda doğum anındaki Venüs- Merkür- Güneş de ülkenin kuruluş haritasındaki kendi yansıyan yüzleriyle kavuşum halindeydiler ve Jüpiter de onlara katılarak, Terazi burcunda, yani anayasayı ve hukuku temsil eden bir burçta adalet sağlamaya çalışıyordu. Bu tablo içinde yüzde 91 lik bir kabul oranı ile referandumun halk tarafından onaylanması tabi ki kaçınılmazdı.
Astroloji de Satürn enerjileri bizi benzer noktadan ortalama 30 yılda bir yakalar. 30 yıl önce, 1980 de transit Satürn, doğum Mars’ının üzerine geldiğinde ülkede kaos ve belirsizlik hâkimdi. Bu süreç 12 Eylül 80 de Askeri darbe ile dalgasını bir anlamda tamamladı ve arkasından 3 yıla yakın süren inişli çıkışlı bir dönemi getirdi.
Yıl 2010, otuz yıl sonra transit Satürn ile natal Mars yine dans ediyor. Bu dans devam ederken de ülkemiz, asker, sivil, hükümet, muhalefet oldukça gergin ve gelgitli etkilerden geçiyor ve bir tarafta da hapis de yatan üniversite rektörleri, gazeteciler, emekli subaylar, aydınlar… Kimin haklı, kimin haksız olduğu belirsiz bir süreçte, bu transit de Satürn farklı dengelere dersler verirken, yine nereye gidildiği belli olmayan bir kaos içinde, enerjiler ilginç zamanlar ve belirsiz dönemler getirmekte…
Her ne kadar Batı astrolojisinde transit Satürn Terazi ye geçmiş olsa da, Hint astrolojik takvimine göre Satürn halen Başakta ve Mars üzerindeki duruşunda bir nezaket göstermemekte kararlı. 2011 Aralık başına kadar da bu noktadan kıpırdamamakta ısrarlı olacak ve 2011 Aralık süreciyle birlikte 30 yıl öncesindeki gibi aynadaki yüzü yani kendisi ile kavuşuma gidecek ve ülkemiz üzerinde yeniden bir değişim rüzgârları estirecek.
12 Eylül 2010 Pazar günü enerjiler ne diyor…
12 Eylül deki gökyüzü tablosunda, 7 Kasım 1982’dekinin aksine halkı temsil eden Ay’ın üzerinden Rahu değil, Ketu geçmekte. Bunun anlamı, bu sefer halkın referandumla ilgili son derece endişeli ve belirsiz bir ruh hali içinde olmasıdır. Transit Ay ise geçen sefer gibi öyle milli duyguları gösteren noktalarla falan en küçük bir iletişim kurmadığı gibi, 12 Eylül de Hint astrolojisine göre zararlı ve hatta öfkeli bir gezegen olan Mars ile yaptığı kavuşumda, gerginliklerin, kavgaların ve çeşitli huzursuzlukların olabileceğine işaret etmekte.
Diğer yandan bu referandum öyle bir günde yapılmaktadır ki, eğer bana başlanan bir işin sonuçlanması için zor bir gün seç deseydiniz, size herhalde referandum gününü gösterirdim. Hint astrolojisinde bir iş veya konunun başlangıç zamanı son derece önemlidir. Buna Hint astrolojisinde “Muhurta” denilir.
Hintlilere göre bir iş nasıl başlarsa öyle gider ve bu nedenle uygun olmayan bir zamanda başlanan herhangi bir işinde sonuca ulaşmasının zor olacağını belirtirler. 12 Eylül günü Merkür geri hareketinin son gününde ve tüm gerilemenin en zorlu gününden geçmekte. Gerileyen gezegenlerin verdikleri enerjiler açısında, gerileme başlangıç ve çıkış dönemleri oldukça sakıncalıdır. Merkür’ün yanında Jüpiter’de geri hareketli ve hükümeti temsil eden evin üstünden geçmekte. Bunun anlamı şudur. Mundane de hükümeti temsil eden noktadan transit Jüpiter’in, üstelikte güçlü olduğu Balık burcunda geçişi tabi son derece olumlu. Yani bu referandumda hükümeti temsil eden enerjiler şanslı şekilde geçmekte. Fakat gerek Merkür’ün, gerekse Jüpiter’in geri hareketli ilerliyor oluşları, bu şansa gölge düşürebilir. Referanduma belirsizlik hâkim olabilir ve birçok yerde oylar tekrar sayılabilir veya birbirine yakın sonuçlar alınabilir, gerginlikler yüksek olabilir ve ilerde konu tekrar ele alınmak durumunda kalınabilir. Kısacası gökyüzü açısından baktığımızda, bu referandumda belirsizliklere veya memnuniyetsizliklere neden olabilecek pek çok unsur var.
Hükümeti ve otoriteyi temsil eden gezegenlerin 12 Eylül günü nispeten daha rahat enerjiler içinden geçiyor olmaları, hükümeti gösteren noktadan Jüpiter transitin gerçekleşiyor olması gibi unsurlar, referandum sonucunun hükümetin istediği yönde bir eğilim vermesi ihtimalini yükseltiyor. Ancak, daha önce belirttiğim gibi, aynı Jüpiter’in geri hareketli olması, Merkür’ün geri hareketli olması, Jüpiter’in Satürn ile karşılıklı yerleşmesi ve Ay’ın oldukça rahatsız bir pozisyonda ilerliyor olması, sonucun rahat ve uzak bir ara ile gelmeyeceğini, gelen sonucunda uzun ve hatta orta vadede değişiklik etkileri içererek, tekrar ele alınması gerekliliğini ortaya koyabileceğini göstermekte.
Türkiye Nisan 2010 dan itibaren Venüs-Jüpiter gezegen (Hint astrolojisinde buna daşa denir) döneminden geçmekte. Bu süreç Aralık 2012 ye kadar devam ederken, dinsel ve hukuksal konuları gündemden düşürmeyecek. Bir yandan da muhalefeti de eli oldukça kuvvetli bir hale getirecek. Ancak, öte taraftan hükümet açısından da güçlü olacağı bir dönemi işaret etmekte. 2013 başından itibaren ise Venüs Satürn süreciyle birlikte, hükümet açısından dengeler değişiyor. 2013 den itibaren dinsel ve hukuksal temalar başta olmak üzere ülkemiz üzerinde bir tür kabuk değiştirme zamanı başlayacak diyebiliriz. Bu değişimin asıl kuvvetli sinyallerini 2011 sonunda almaya başlayacağız.
Her şeyin gönlünüzce olmasını dilerken, mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ederim. Şimdiden iyi bayramlar…
Sevgilerimle.
Astrolog Şebnem Ekşib
Şebnem Ekşib ©2009-2010
Yazının hakları saklıdır. İzin almadan ve kaynak gösterilmeden tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz.








