Aylık Astoloji Yorumlarım

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM NELER GETİRECEK?

Zor bir dönemden geçiyoruz. Hintliler buna demir çağı demişler. Gerçekten demir gibi, hatta kızgın bir demir gibi dokunduğu yeri dağlayan bir süreç ülkeleri ve coğrafyaları farklı ama derin dönüşümlerden geçirerek öğrenemediğimiz deneyimleri burnumuzu adeta sürterek bizi öğrenmeye zorluyor.

Sevdiğim biri uzun bir zaman önce 21 Aralık 2012 den itibaren enerjiler yön değiştirecek ve dönüşümler artık çok hızlı olacak demişti. Dünya sadece bedensel kabuğunu değiştirmiyor. Ruhunu da hızlı bir dönüşüme tabi tutmakta. Dünya’nın bir ruhu var mı diyeceksiniz. Vardır elbette, kolektif bilinç olarak aktarabileceğimiz hepimizin bağlı olduğu ortak bilinç uzun süredir başlayan büyük bir dönüşüme geçti. Bu süreçte tetikleyici olarak gördüğümüz tutulmalar, hatta dolunay ve yeni ay süreçleri artık daha farklı ve kuvvetli enerjiler üretmekteler.

Astroloji de önemli bir kural vardır. Dünya üzerindeki önemli dönüşüm ve olaylar mutlaka tutulmalar ile tetiklenirler. Bu etki dünya tarihi boyunca işlemiştir. Bu nedenle de kadim zamanlardan bu yana tutulmalar biraz korku, biraz endişe ile izlenmiş ve sonrasında gelen değişimler herkesi tedirgin etmiştir. Krallıklar döneminde tutulmaların krallıkların bitmesine veya kralın ölümüne neden olduğu konuşulur ve kahinler tarafından endişe ile karşılanırmış. Kısacası tutulmalar kadim zamanlardan bu yana değiştirmek istemediğimiz, beklettiğimiz, yüzleşmediğimiz ne varsa bunları çok kuvvetli bir enerjinin açığa çıkmasıyla adeta savurarak hızlı biçimde paketlemesiyle bilinir.

2016 yılı domino taşı etkisinde. Yani domino taşlarının tetikleyici görevi görmesi gibi, başlatan, dönüştüren bir dönemin kuvvetli ayak seslerini duyduğumuz zamanları gösterirken, fragman bitti gösteri zamanı. Bu süreç özellikle ülkemiz adına geçmiş 3 yıl içinde yaşadığımız Satürn döngüsünün öğrenemediğimiz, anlamadığımız ve ısrarla görmediğimiz alanlarını pişirip pişirip önümüze sıklıkla sunacak gibi duruyor.

Avrupa’ya Neler Oluyor?

Uzun bir dönemdir dünyanın ve özellikle Avrupa’nın bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın bakış açısı tek kelime ile başkentlerinde patlamış durumda. Öncelikle yıllardır ipini koparan teröristin kendini dar attığı Avrupa şehirleri şimdi kucak açtığı yılanın kendini sokması ile aymaya başladı ama ödeyecekleri diyet pek de kolay hazmedilecek nitelikte görünmüyor. Kötülük beslenecek bir şey değildir. Hazmı zordur. En basit kuraldır, yakın bir arkadaşınız bile olsa, etrafına sürekli haksızlık yapan biri eninde sonunda şerrini size de sürecektir. Başkasına yapan size de yapar. Bir gün hayata büyük pencereden bakmayı öğrenecek belki bu dünya, belki o zaman barışı içine sindirmeyi başarır. Ne zaman düzelecek bu kötü ve karanlık günler, ne zaman bitecek? diye soruyor herkes. Kendimiz için istediğimizi başkası için de istediğimiz zaman. Uzun yıllardır ektiğini biçiyor dünya. Terörist ekti, terör biçiyor. Tüm savaşların arkasında ekonomi vardır, tüm devrimlerinde… Gelir seviyeleri arasındaki uçurum büyüttükçe öfkeyi ve kıskançlıkları da büyütürsünüz ve yarattığınız her enerjiyle eninde sonunda yüzleşmek ve deneyimlemek zorunda kalırsınız. Sözün özü bir tutulma, Güneşin veya Ay’ın Mars ile yaptığı zor bir anlaşma, Satürn’ün sınanan sabrı sonunda bizim transit, sizin ise karanlık bir süreç dediğiniz o anları eninde sonunda yakınınıza kadar taşır. Haksızlık sessiz bir çığlıktır. Her haksızlık bir gün gölgesinden ışığa mutlaka çıkar ve denge arayan evrensel enerjiler dengeyi bozanın beklemediği zamanlarda teraziyi elinde alıverir.

Tutulmalar dönüşüm ve tamamlama enerjileridir diye yazıp duruyorum. Bu noktada astroloji açısından işler şöyle yürüyor; Güneş tutulmaları önce gelir ve başlatır, harekete geçirir. Ay tutulması ise tamamlar. 9 Mart 2016 da yaşadığımız Güneş tutulması verdiği etkilerle bağlantılı olarak Avrupa kentleri üzerinde ve bilhassa Brüksel ile bağlantılı çalıştı. Ay tutulması ise bu döngüyü tamamladı ve aslında 11 Eylül döneminde olduğu gibi, sonuçları uzun vadeye yayılacak büyük dönüşümü faal hale getirdi. Bundan sonra Avrupa açısından hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Serbest dolaşım haklarından, özgürlük adına rehavet içinde olmaya kadar bir çok alan Avrupa adına değişim sürecine girmiş bulunuyor. Bombalar sadece Avrupa kentlerine değil, bu ülkeleri yönetenlerin bakış açılarına ve tüm dengelerine de atılmış oldu. Değişim başladı.

Mart tutulmalarını önemli kılan bir unsur da, tutulma sonrası enerjilerin sert etkilerinin neredeyse yıl sonuna kadar devam edecek olması. Ay tutulması sert gezegen kombinasyonları ile gerçekleşirken, tutulma sonrası gelen kısa vadeli dönemler, enerjilerin çözülmesine veya rahatlamasına imkan verecek nitelikte değil. Şartlar ve olaylar giderek daha zorlayıcı olanlara tetiklenmeye devam edecek.

Şehirler ve Alanlar Açısından Dikkat Gerektiren Yerler

Belçika ülke haritasında baktığımızda büyük bir dönüşüm döneminden geçmekte. Karmik gezegenler transitte kavuşum yaparken, Satürn natal aylarına göre “AştamiSati” yani dönüşüm sürecini yaşatıyor. Tutulma ülke toprakları ve hükümetlerini temsil eden alan ile bağlantılı çalıştı. Bu süreç Brüksel ve Belçika için maalesef bitmiş değil. Önümüzdeki dönemde tehlike altında olmaya devam ediyor.

Avrupa da bilhassa önümüzdeki 3 aylık döngüde risk altındaki şehir ve ülkeler şöyle; Ay tutulması ile bağlantılı terör ve benzeri saldırılara daha açık olan şehirler Amsterdam (hükümet binaları, halka açık yerler) Londra (sokaklar) ve İstanbul (hava alanları, metro ve özellikle eğlence merkezleri ve AVM’ler)  olarak dikkatimi çekenlerin başında. Ayrıca Almanya ve Fransa yine risk altında olan şehirler arasında. 

28 Mart ile 5 Nisan arası terör olaylarının tekrar yaşanması olasılığın yüksek olduğu zamanlar. Bu süreç burç değiştirecek Merkür ve Venüs, özellikle de Merkür gergin etkiler verecek. 28 Nisan civarında Ay; Satürn ve Mars ile kavuşurken, İstanbul için eğlence merkezleri, eğitim alanları, sanatsal faaliyetlerin olduğu alan ve yerler risk altında. Esasen İstanbul için bu bölgelerdeki riskler eylül sonuna kadar devam etmekte.

Ay tutulması ile aktif olan Revati takımyıldızı ulaşım merkezleri ve terminallerle, hava alanları açısından yine gergin etkiler vermekte. Mart ve Nisan aylarında özellikle Nisan’ın ilk haftası bu tip yerlere dikkat etmek gerekecek.

Ay tutulması sırasında gözden kaçırılmaması gereken bir diğer durumda Venüs ve Ketu‘nun kavuşum etkisidir. Bu enerji, genel hali ile sansasyonel haberleri ve ilişkileri vurgular. Ay tutulmasının 4 ve 10 aksında yani ülke gündemi ve hükümetle ilgili alanlarda aktif olmasıyla, hükümet, üst düzey kişiler, üst düzey yöneticilerle ilgili sansasyonel haberleri aniden ortaya çıkarak enerjiler de tetiklenmiş oldu. Nisan ve Mayıs ayları beklenmedik açıklama, haber veya durumların açığa çıkması söz konusu.

Ekonomik olarak zaten 2016 başından beri yazdığım gibi önümüzdeki süreç hayli gergin. Turizm başta olmak üzere, nakliye, ulaşım sektörü, finans piyasaları, lüks tüketim maddeleri, eğlence sektörü ve hizmet sektörü açısından riskli yatırımlardan uzak durmak doğru olacaktır. Bununla beraber, dünya piyasalarında ciddi dalgalanmalar bilhassa Mayıs ve Haziran aylarında dikkat çekici.

Tutulmayla ilgili daha çok terör ve savaş etkileri ağırlıklı öne çıksa da işin ekonomik ve para piyasaları tarafı önümüzdeki günlerde daha net şekilde hissedilecek biçimde durgunluk ve ekonomik resesyon olarak kendini gösterecek. Bu durum sadece ülkemiz açısından değil, asıl dünya piyasaları ve Avrupa merkezli global bir durgunluk ve kriz habercisi olarak vurgu yapmakta. Ay tutulması sırasında netleşen Satürn-Jüpiter etkileşimi daralma işareti olarak gözden kaçmamalı.

Yakın dönemde Mart’ın son haftası ile Nisan’ın ilk haftası hayli sert etkiler tekrar revize oluyor. Bu dönemde korunmaya geçmek ve daha çok defansta olma dürtüsü aktif. Kısa vadede başlatmayı düşündüğünüz önemli bir işiniz, duygusal bir kararınız varsa bu aralıkta attığınız adımları sonbaharda tekrar revize etmeniz gerekecek. Nisan ayını kısa süre sonra daha ayrıntılı aktaracağım. Ancak şimdiden şunu söylemek mümkün ki Nisan ve özellikle Mayıs ayı ekonomik, sosyolojik açıdan dalgalı ve zorlayıcı etkiler barındırmakta. Bir süredir bekleme ve iyi düşünmeden hareket etmemekten bahsediyorum. Bu etki özellikle 15 Nisan ile Mayıs sonuna kadar daha da belirgin olacak. Zira 28 Mayıs’tan itibaren gökyüzünde neredeyse gerilemeyen gezegen yok. Bu etki sık rastlanmaz ve bu tip süreçlerde ilerlemek zordur, sürekli eski konularla uğraşmak gerekir.

Kısacası önümüzde oldukça zorlayıcı 3 aylık bir döngü var. Bu süreç sadece ekonomi veya terör açısından değil, doğal afetler açısından da risk teşkil etmekte. Doğal afetlerle ilgili düşüncelerimi 9 Mart Güneş tutulması yazımda ayrıntılı aktarmıştım.

Ne Yapmak Lazım?

Hayat devam ediyor. Yaşamın bir bekleme düğmesi olmadığa göre hayatın içinde olmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken her gün evimizde kalmak, hayata akmamak mümkün değil, hepimizin işi gücü, uğraşıları var. Dolayısı ile bu dönemde defans ağırlıklı ve biraz daha korunaklı bir sürece geçmek gerekecek.

Öncelikle mümkün olduğu kadar aktarmaya çalıştığım enerjilerin belirgin şekilde sertleştiği zamanlara dikkat etmekte, bu süreçlerde kalabalık yerlerde bulunmamaya gayret etmekte fayda var.

Ekonomik olarak riskli yatırımlar veya önemli adımlar adına temkinli olunmalı. Sahip olduğumuzu korumak gereken bir dönemece yıl boyunca girdik artık.

Oturduğunuz ev veya iş yerinin deprem güvencesinden emin değilseniz, değiştirin veya kendinizi güvenceye almaya gayret edin.

Korunma duaları veya inancınıza göre korunma çalışmaları yapmak doğru olacaktır.

Gergin ortam ve kişilerle çok fazla iç içe olmamaya çalışın.

Bu süreçte fazladan yükler ve sorumluluklar almamak en doğrusu olacaktır. Beklemek, sabırlı olmak, adım attıktan sonra değil, atmadan önce plan yapmak gerekmekte.

Burçlar Açısından Bu Dönem Etkiler:

Burçlar açısından Nisan ayını ve Nisan ayrıntılı etkilerini kısa bir süre içinde aktaracağım, ama tutulma aksının daha vurgulu etkiler verdiği Kova, Aslan, Balık ve Başak burçları bu sene daha hareketli ve zorluklarla uğraşarak bir sene geçirmeleri söz konusu. Eylül sonuna kadar Akrep ve Terazi burçları dikkatli olsunlar. Teraziler maddi konular, Akrep‘ler ise kişisel hayatlarında hareketli olacaklar. Yay Burçları, içsel gerginlikleri ve geçmişle ilgili konuları yoğun deneyimleyecek. Yengeç burçları borçlanma ve riskli yatırımlara dikkat etmeliler. İkizler aile konuları ve kariyer açısından önümüzdeki 3 aylık döngüde şartların değişmesine tanıklık edebilirler. Boğa burçları birikimler, hedefleri ve eş, evlilik gibi konularda şartları zorlamadan dikkatli hareket etsinler. Koç burçları, ciddi dönüşümden geçiyor. Sabırlı olmayı öğreniyorlar. Ani kararlardan uzak durmalısınız.

Tüm bu dönemi kendi hayatlarınızda en doğru ve iyi biçimde sevdiklerinizle birlikte beraberlik duygusu içinde geçirmeniz dileklerimle.

Sevgiler.

Astrolog Şebnem Ekşib

 

 

 

 

 

 

 

Mesaj Bırak

Your email address will not be published. Required fields are marked *