Withneychart1

Sevgiyi mi, mutluluğu mu, içindeki boşluğu mu, yoksa kendini mi aradı bilinmez ama rüzgârla savrulan bir yaprak gibi sürekli uçuştu Whitney Houston. Orkide gibi zarif duruşlu bu naif kadın, billur gibi sesi ile sahne de bir dev olurken, aynı duruşu kendi hayatına karşı gösteremeden gitti… Kendi içinde sanki bir ışık arıyormuş izlenimini bırakmıştır bende hep. Kırılgan ve her an dağıla bilirmiş gibi duran cam bir vazo gibi.

Whitney Houston dünyanın en çok ödül alan kadın sanatçısıdır. Tanrı vergisi, muhteşem sesi ona aile yadigârı olarak bahşedilmiş ve müzikle iç içe olan bir anne ve aileden gelerek muhteşem sesini değerlendirebileceği bir ortamda doğmuştur. Zaten müziğe annesininvokalistliğini yaparak başlamış. Başarı, ün ve şöhret onu çok uğraştırmadan, fazla tırmalamasına gerek kalmadan profesyonel müzik yaşamına nerdeyse adım atar atmaz yakalamış ve 84 de ilk single albümünü yaptıktan bir sene sonra, 85 de ki solo albümüyle birlikte adeta patlamıştır. Arka arkaya gelen Grammy müzik ödülleri, uluslararası ün ve bilinirlik, milyonlarca satan albümler derken, birkaç sene içinde dünyaca tanınan biri haline geldi. Bu ihtişam özellikle 1986-1992 arası devam ederken, uluslararası tanınmayı meşhur Bodyguard filmi ile perçinledi. 1992 yılında vizyona giren film, ülkemiz dâhilbirçok yerde büyük ses getirdi. Bu filmin meşhur single parçasının satış rekoru halen geçilememiştir. Ve sonra adeta sonun başlangıcı gibi, Bobby Brown ile yaptığı çalkantılı evlilikle birlikte düşüş yılları başladı. Uyuşturucu, bağımlılık, alkol ve boşanma derken, bir otel odasında son bulan nihai durak…

Whitney Houston’u benim gözümde ilginç yapan en önemli etken hep zıtlıklar ve kendi içinde devinimler yaşamasıdır. Bir tarafta onu destekleyen şans rüzgârları ve doğuştan gelen yetenek, üstelik bu yeteneği çok az insana nasip olacak biçimde, fazla yorulmadan kullanma ve ünlenme rahatlığı ve diğer tarafta bağımlılıkla mücadele edemeyen bedeni gibi zayıf ruhu…

Şans nedir, sorası geliyor insanın. Şöhret veya para mı, yoksa rüzgârların bizi getirdiği yerde tutunabilecek iradeye ve kuvvetli kişiliğe sahip olabilme gücü mü? Acaba şansı onu yılarca en çok satan albümler listesinde tutmaktan yoruldu da, sadece basit bir müptela gibi, bir park köşesinde ölmekten kurtarıp, Hilton’un süitinde daha şık bir yatakta mı ölümle tanıştırdı?

Kişiliğimiz gücümüzdür… Bilinenin aksine en büyük şans, şöhret veya ün sahibi olmaktan ziyade evrenin verdiklerini mutlulukla kabul edebilme aklına sahip olmaktan geçiyor. İşte o mutluluğu görebilme gücüne sahip değilsek, cam bir vazo gibi kırılıp minik parçalara saçılabiliyoruz…

Hint astrolojisinin, Batı astrolojisine göre en belirgin farklarından birisi, Ay’ı bir haritada temel nokta olarak almasıdır. Zira Ay zihnimizdir. Yani hayatı anlama, algılama ve duyumsama gücümüz. Bu güçten yoksun isek, idrak etme ve mücadele etme gücümüzde eksik kalmış demektir. Hayatın içinde birçok alanda olduğu gibi, astroloji de benzer biçimde gezegenlerin, burçların ve bir haritayı oluşturan enerjilerin güzel yönleri kadar gölge taraflarını da çalıştırır. Eğer Ay ve kişiliği oluşturan diğer etkiler birbiri ile uyum içinde çalışıyorsa bu gölge tarafları daha kolay bertaraf edebiliriz. Hepimizin, istinasız her insanın hayatında zorluklar, engeller, aşması gereken durumlar vardır. Bahsettiğim enerjiler sağlam bir duruş sergiliyorsa, hayatın içinde inerçıkar ama toparlanırız. Eğer zayıflıklarımız ağır basıyor ve bunları idrak edecek enerjilerden başta da Ay’ın gücünden yoksunsak, o zaman rüzgârlarla dalgalanan sadece zihnimiz veya bedenimiz olmaz, ruhumuz savrulur…

İşte şimdi okuyacaklarınızda, savrulan bir ruhun astrolojik izdüşümünü size aktarmaya çalışacağım.

Whitney Houston, 9 Ağustos 1963, Newark New Jersey, Amerika’da akşam 21.00 de doğmuş.

Hint astrolojisine göre yükseleni Kova.  Ay burcu ise Balık’tır.

Hint astrolojisinde Gajekari adı verilen ve ün ve şöhret sahibi insanlarda çok sıklıkla görülen özel bir oluşum vardır. Buna şöhret yogası da denir. Sanatçının parasal enerjilerini, sesini ve yüz güzelliğini temsil eden alanda oluşan bu enerji onun şöhret basamaklarından üçer beşer çıkmasını sağlarken, güzellik, ün ve maddi refah ve muhteşem bir ses vermiştir. Diğer yandan bu alanda duran şans gezegeni Jüpiter Balık’ta kendi burcunda yerleşerek bu etkiyi daha da sağlamlaştırmış diyebiliriz.

Ancak haritada bu şansı sabitleyecek, özellikle kariyer enerjileri aynı sağlamlıkta çalışmamakta. Öncelikle kariyeri temsil eden etkiler değişime, ani problemlere oldukça açık bir duruş sergilemiş. Zaten 85 yılında başlayan muhteşem çıkışı, 97 yılıyla birlikte sallanmaya başlamış, bağımlılıkları iyice ayyuka çıkmış ve 2000 lerin başıyla birlikte de kariyerinde, özel hayatında her yönden sorunlar başlamıştır.

Bağımlılık sorununa gelince… Hint astrolojisinde Ay çok önemlidir demiştik. Houston’un haritasında Ay Balık burcunda ve Balık gölgesinde bağımlılıklara olan eğilimi ile zaten meşhurdur. Ay Satürn ve Mars’tan aldığı görünümler ile iyice zayıflamış. Ay’ın takımyıldızının yöneticisi Merkür ise sıkışık vaziyette 7.evde eli kolu bağlı. Bu noktada kişiliği temsil eden alana yani yükselene baktığımızda, Yükselen yöneticisi hem Ana haritada, hem de Navamşa dediğimiz ek haritada kayıplar evine giderek, kişilikle ilgili büyük boşluklar yaratmış. Bu durumda Güneş’i incelemeye aldığımda onunda can çekişir olduğunu görüyorum. Güneş bizim hayat enerjimizdir. Ruhumuzun aydınlık tarafıdır. Güneş bu haritada zararlı bir evde yerleşmiş. Satürn’den görünüm alıyor. Satürn’ün Ay’ ve Güneş’i yani “ışıkları” görünüm altında tutması hem ruhsal, hem de zihinsel sıkıntılar verir. Güneş, haritayı Chandra Lagna dediğimiz Ay yükselene göre kurduğumuzda bu sefer de yine zararlı bir evin yöneticisi olarak çalışıyor. Sonuçta sağlığı, kişiliği ve zihni temsil eden alanlar oldukça zayıf. Bu nokta da aktarmak istediğim diğer bir etki de Rahu kaynaklıdır. Rahu, özellikle vargottama dediğimiz bir etki içinde bulunduğunda her türlü bağımlılığı özellikle sigara ve uyuşturucuya eğilim verir. Tabi bu durum diğer unsurlarla desteklenmelidir ki bu haritada olduğu gibi bağımlılık etkisini tetikleyen başka enerjileri de yanında bulmuştur. Tüm bunların toplamında ise Withney bağımlılıklarından bir türlü kurtulamamıştır.

Hint astrolojisinde gezegen zamanları dediğimiz (DAŞA dönemleri) süreçler oldukça önemlidir. Bu süreçler kişiye has çalışır ve bizim içinden geçtiğimiz gezegensel zamanları belirlerler. Şunu da belirtmeliyim ki Whitney Houston’un parladığı dönemlerde sanatçılar için iyi rüzgârlar estiren Venüs dönemi yani Venüs DAŞA’sı sürüyordu. Özellikle 86-87 yılları tam parladığı zamanlar bu Venüs daşayı destekleyen oldukça güzel bir Jüpiter transiti de yaşamaktaydı ki tüm bunlar haritadaki ün yogasını da tetikledi ve büyük çıkış gerçekleşti. Ama hep söylediğim gibi bir harita da parlamayı sağlayacak olan etkiler gibi, başarıyı devam ettirecek enerjilerin de bulunması önemlidir. Aksi durumda rüzgârları estiren enerjiler bittiği anda iniş de başlar.

Houston’un hayatında 2004 den itibaren başlayan Ay gezegen dönemi ile o güne kadar iniş çıkışlarla idare ettiği alanlar ve psikolojisi iyice yerle yeksan olmuş oldu. Zira Ay etkisi haritasında, daha öncede aktardığım bağımlılığa, zayıf kişiliğe eğilimli enerjiler içinde bulunmaktaydı. Dolayısı ile Ay dönemiyle birlikte ilerleme, duraklama bölümü bitmiş ve iniş başlamıştı.

Genç yaşta ölümü haritaya nasıl yansıyor bakacak olursak; Öncelikle kişinin yaşam uzunluğu yükselen, Ay, Güneş ve 8.evlerle ilk elden bağlantılıdır. Yükselen yöneticisi 12. Eve yerleşmiş. Bu ev hastaneleri ve genel olarak kayıpları temsil eder. Takdir edersiniz ki yükselen yöneticisinin bu noktada olması olumlu bir durum değildir. Zaten uyuşturucu ve alkol tedavisi için sıklıkla kliniklerde yattığı da biliniyordu. Ay ve güneş daha önce aktardığım gibi uzun ve sağlıklı bir yaşamı temsil eden enerjilerden gayet uzak. 8.ev yani ölüm şeklini genel olarak bize aktaran alan ise Mars’ı barındırması ile orta bir ömür çizgisine işaret etmekte ve yaşam sonunun aniden beklenmedik biçimde geleceğini fısıldamaktadır.  Ölüm tarihinde Transit Ay, yükselene göre 8. Evden geçerken, sağlığı gösteren alandan geçen transit Mars, Ay ile birlikte Maraka yani ölümcül çalışmaktaydılar. Transit Satürn ise Ay’a göre 8.evden geçişi ile bu saç ayağını tamamlamış oldu. Ay Ketu Rahu daşayı yaşayan sanatçı bu sert etkileri atlatabilecek desteği bir anlamda yıldız haritasından alamadı.

Whitney Houston bu hayatında iz bıraktı. Ruhunun sonsuz yolculuğunda huzur ve ışık bulmasını diliyorum.

Sevgilerimle.

www.sebnemeksib.com.tr    

                                                          

©Şebnem EKŞİB Yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan ve kaynak gösterilmeden tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz.

 

 

 

Mesaj Bırak

Your email address will not be published. Required fields are marked *